Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Camiler

ERZURUM CAMİLERİ;

AŞAĞI HABİP EFENDİ CAMİİ;
Erzurum Aşağı Habip Efendi Mahallesinde bulunan camii Osmanlı Dönemi 18. Yüzyıl mimari özelliklerini yansıtmakta olup inşa tarihi bilinmemektedir. Dört ahşap sütunun taşıdığı düz bir çatı örtüsüne sahiptir. Orijinal halinde dıştan toprak dam ile örtülü iken günümüzde üzeri çatıyla kapatılmıştır. İç mekan aydınlatan pencereleri doğuda üç, batıda iki, güneyde iki tanedir. Camiye kuzey duvarında bulunan ahşap kanatlı kapıyla giriş yapılır. Giriş,in üzerinde bulunan mahfil ahşap beş direk ile taşınmakta olup mahfile camii içerisinden çıkılmaktadır. Mihrap taştan yapılmış ve mukarnas kavsaralıdır. Sanatsal bir değeri olmayan ahşap minber sade bir görünüm arz eder. Kuzeybatı köşede bulunan ahşap minaresi ise sonradan sac ile kapatılmıştır. Ahşap minare Erzurumda geçmişte sayısı fazla iken günümüzde nadir görülen bir özelliktir. Cami çeşitli zamanlarda özellikle son yıllarda yapılan onarımlarla orijinalliğini yitirmiştir. Özellikle son cemaat yeri ve kuzey cephesi değişikliğe uğramıştır. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

AŞAĞI MUMCU CAMİİ;
Erzurum Aşağı Mumcu Mahallesinde bulunmakta iken yıkılıp yerine kubbeli başka bir camii inşa edilmiştir. Orijinal caminin inşa tarihi bilinmemektedir. Osmanlı dönemine ait olan cami 18. Yüzyıl camilerin özelliğini yansıtmaktadır.burada yapılan ilk camiininde yapım tarihi bilinmemekte olup düz damlı bir camiidir. Yıkılan caminin yerine ise eski camiyi anımsatan betonarme ve taş kaplamalar kullanılarak yapılmış olan düz örtülü cami sanatsal bir özellik taşımamaktadır. Kuzeydoğusunda bulunan ve son dönemlerde inşaa özelliklerini gösteren minaresi de yenilenmiş kare bir kaide üzerine oturtulmuş silindirik gövdeden yapılmıştır. Cami içerisinde mukarnas kavsaralı taş mihrap eski camiden kalan tek özelliği yansıtırken ahşap minber oldukça sadedir. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiş, EKTVKK tarafından 12.11.1993-592 karar ile tescili kaldırılmıştır.

AYAZPAŞA CAMİİ;
Ayaz Paşa Mahallesinde Ayaz Paşa Caddesinde yer almaktadır.
Üzerinde kitabe yer almadığı için Erzurum Salnamelerinde geçen kayıtlara göre tarihlendirilmektedir. Erzurum’da 1558-1560 M. Yılları arasında valilik yapmış olan Ayaz Paşa, cami, hamam ve çeşmeden oluşan bir külliye yaptırmış ve bunlar için çeşitli vakıf gelirleri oluşturmuştur. Erzurum’un Osmanlı Dönemine ait en erken tarihli camisidir.
Ayaz Paşa Camii kare planlı kare planlı ve dört ahşap destekli camiler grubundadır.
Camide güney cephede altta ve üstte ikişer, kuzey cephede iki, doğu ve batı cephede ise alt kısımda birer, üstte ise ikişer pencereye yer verilmiştir.
Caminin içerisinde girişin üzerinde yer alan bir mahfil bulunmaktadır. İç mekanda tavanı taşıyan ahşap sütunların ortasında yer alan bölüm konsollarla yükseltilerek ikinci bir kademe oluşturulmuş. Bu bölümün etek kısmında dört tarafı dolaşan Kuran Ayetlerinden oluşan yazı kuşağı yer alır.
Mukarnas kavsaralı taş mihrap iki silme ile çerçevelenmiş. Yanlarda ise sütuncelere yer verilmiştir.
Mihrabın batısında yer alan ahşap minber sade bir şekilde verilmiştir.
Kuzey cephede ahşap sütunlar üzerine oturan üç gözlü son cemaat yeri bulunmaktadır. Düz tavanla örtülmüş olan son cemaat yeri sonraki dönemlerde kapalı hale getirilmiştir.
Giriş kesme taş malzeme ile yapılmış olup sivri kemerli kavsaraya sahiptir. Kapı alınlığında geometrik ve bitkisel bezemeli mermer bir pano yerleştirilmiştir. Caminin ahşap kapı kanatları orijinal olmakla beraber geçmişte kullanılan kapı kolları da günümüze ulaşmıştır. Caminin kuzeydoğu köşesinde yer alan minare taş malzeme ile yapılmış olup kare kaideli ve silindirik gövdelidir. Camide kanber taşı ile yapılan korkular ve mukarnaslı şerefe altı bulunmaktadır. Gövdenin üst kesiminde kuzey cepheye yerleştirilen baçiniler ise Erzurum’da kullanılan tek örnek olma özelliğine sahiptir.
Caminin orijinal çeşmesi 1194 H.-1780 M. Yılında Erzurum valilerinden İbrahim Hıfzı tarafından yenilenmiş ve çeşme daha sonra yıkılmıştır. Günümüzde ise ön cephede bulunan kemerli tek lüleli çeşme Belediye tarafından yaptırılmıştır. Caminin batısında ve güneyinde hazire bulunmaktadır.
Caminin belirli yerlerinde taş kullanılmış olup diğer kısımlarda kesme taş kullanılmıştır.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

BOYAHANE CAMİİ; 
Yeri:
Bakırcı Mahallesinde yer almaktadır
Tarihçe: Giriş kapısı üzerindeki mermer kitabeye göre cami 1133 H.-1720-1721 M. yılında Mustafa Ağa tarafından yaptırılmıştır. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Cami kare planlı ve tek kubbelidir. Son cemaat yeri, kuzey cephede yer almaktadır. Cami tromplara oturan kubbeyle kapatılmıştır. Caminim içerisinde ahşap sütunlarla taşınan mahfil bulunmaktadır. Üç gözlü son son cemaat yeri, mukarnas başlıklı dört sütun üzerine oturan sivri kemerli ve üç kubbelidir. Caminin giriş kapısı basık kemerli olup üzerindeki sivri kemerli alınlık içerisinde kitabesi yer alır. Kuzeydoğu köşede son cemaat yerine taşkın olarak yerleştirilmiş olan minare, yüksek kaideli ve silindirik gövdelidir. Şerefenin alt kısmı iri mukarnaslarla dolgulanmıştır.
Cami doğu ve batı cephede dikdörtgen formlu altlı üstlü birer pencere, güneyde ise altta iki, üstte tek pencere ile aydınlatılmıştır.
Güney cephenin ortasında yer alan mihrap, taştan mukarnas kavsaralı olarak yapılmış olup, 1.96 x 4.12 m. boyutlarındadır. Dikdörtgen formda ve ince silmelerle çerçevelenen mihrap, sütuncelerle sınırlanmıştır. Sütunce başlıkları geometrik bezemelidir.
Minber, mihraba bitişik olarak ahşaptan XX. Yüzyılda yapılmış olup, özelliksizdir. Camide düzgün kesme taş malzeme kullanılmıştır.

BOYAHANE HAMAMI (CAMİİ);
Yeri: Karaköse Mahallesinde, Cennet Çeşmesi karşısında yer almaktadır.
Tarihçe: Camii, Erzurum Valisi Emin Paşa tarafından 974 H.-1566 M. tarihinde yaptırılmıştır. Caminin, aslında çift bölümlü olarak inşa edilen hamamın, kadınlar bölümünün soyunmalık kısmı sonraki tarihlerde camiye dönüştürülmüştür. Yapıya, camiye dönüştürülmesinden sonra minare eklenmiştir. Mihrap üzerinde İlyas Ağa tarafından, 1030 H.-1621 M. tarihinde hamamın camiye çevrildiğini gösteren sülüs hatla yazılmış bir kitabe bulunmaktadır. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Kare planlı tek kubbeli olarak yapılan caminin, son cemaat yeri bulunmamaktadır. Ancak giriş kapısının önüne küçük ölçülerde kare planlı ve kubbe ile örtülü bir mekan eklenerek bir ön giriş oluşturulmuştur. Yapıda tromplarla geçilen kubbe, sekizgen bir kasnak üzerine oturmaktadır. Yapının kubbe eteğine dört pencere açılmıştır. Düzgün kesme taş malzemeden inşa edilen yapının kubbesi tuğla örgülü olup, dıştan kurşunla kaplıdır. Caminin minaresi, hamamla camii arasındaki duvar üzerinden yükselmiş olup, silindirik gövdeli ve tuğlaların farklı dizilmesi ile dekoratif bezemeye sahiptir. Ayrıca şerefe ve külah altında yeşil sırlı tuğlalara yer verilmiştir.
Camiye batı cephesindeki eyvan tarzı kapı ile giriş sağlanmaktadır. Girişin iki yanında yer alan sütunceler geometrik bezemeli ve zar tipi başlıklıdır. Basık kemerli kapı açıklığıyla giriş bölümüne geçilir. Buradan da yine küçük bir kapıyla asıl mekana ulaşılmaktadır.
Caminin mihrabı beşgen olup, mukarnas kavsaralıdır. Nişin köşelerinde sütuncelere yer verilmiştir.

CAFERİYE CAMİİ;
Yeri: Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer almaktadır
Tarihçe: Cami giriş kapısı üzerinde beş satırlık nesih kitabede Sultan İbrahim'in hükümdarlığı zamanında Erzurum Hazinesi Mukataa memuru Ebubekiroğlu Hacı Cafer tarafından 1055 H.-1645 M. yılında yaptırıldığı belirtilmiştir. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Kare planlı ve tek kubbeli olan caminin kuzeyinde, yanlara ve öne doğru açık üç gözlü son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerindeki yuvarlak kemerler mukarnas başlıklı dört sütun ile birbirine bağlanmaktadır. Son cemaat yerinin duğusunda mezarlar bulunmaktadır.
Caminin kuzey cephesinde bulunan giriş kapısı, düz atkı taşlı ve dikdörtgen bir çerçeve içerisine alınmış olup, sivri kemerli bir kavsaraya sahiptir. Sivri kemer, düz başlıklı sütuncelere oturmaktadır. Kapının iki yanında dikdörtgen tarzında yapılmış pencerelere yer verilmiş olup, bu pencereler sivri kemerli alınlıklara sahiptir.
Minare, caminin kuzeydoğu köşesinde yapılmıştır. Minarenin kaidesi kuzeye taşıntı yapmaktadır. Kare kaideli ve silindirik gövdeli olan minare tuğladan yapılmıştır. Minare gövdesine geçişte köşeler pahlanmış ve gövdenin şerefe altı kısmında kaval silmelere yer verilmiştir. Şerefe korkuluklarında da aynı silmelere yer verilmiştir.
Kare alana sahip olan iç mekan, tromplara oturan kubbeyle kapatılmıştır. İki kademeli olarak düzenlenen pencere sisteminde, Doğu ve batıda birer, kuzey ve güneyde altta ikişer pencereye yer verilmiştir. Bu pencereler dışta olduğu gibi içte de sivri kemerli alınlıklara sahiptir. Üç kademeli olarak yapılan kubbe kasnağı sekizgendir. Kubbe kasnağınn dört ana yönünde yuvarlak kemerli dört pencere açılmıştır. Malzeme olarak beden duvarlarında moloz kırma taş, köşelerde ise kesme taş kullanılmıştır.
Kıble duvarındaki taş mihrap dikdörtgen çerçeve içerisine alınmış olup, mukarnas kavsaralıdır. Mukarnaslı kavsara, zar başlıklı sütuncelere oturtulmuştur. Mihrabın mukarnas kavsarası altına ve üstüne dörder satırlık İnce silmelerle çerçevelenen iki kitabe konmuştur. Caminin yapılış tarihleri ve imamlarına dua edilmesini içeren kitabelerdir. Caminin kuzey kısmında altı sütunun taşıdığı bir de ahşap mahfili bulunmaktadır. Mahfilin orta bölümü ikinci bir kademeyle yükseltilerek caminin içine doğru taşırılmıştır. Caminin kuzey duvarına yerleştirilmiş 15 satırlık Cafer Ağa'ya ait vakfiye özeti bulunmaktadır.
Camide mahfilin altında dikdörtgen tarzında küçük ölçülerde bir çile odası yer almaktadır. Odaya ahşap kapıyla girilmektedir. Caminin kuzeyindeki batı penceresinden açılan merdivenli yol ile mahfile ve minareye geçilmektedir.
Minber, bazı değişiklikler geçirmesine rağmen orijinaldir. Geometrik geçmeli kapısı da kaş kemerlidir. Alınlıkta nesih tarzda yazılmış 12 satırlık kitabe bulunmaktadır.
Cami içerisinde kalemişi bezemelere yer verilmiştir. Kubbe göbeğinde ve kasnakta yer alan bu bezemelerde bitkisel motifler ve yazı kullanılmıştır.
Külliye olarak inşa edilen Caferiye Camiinin medrese hücrelerinin batıda olanları tamamen yıkılmış olup, doğuda olanlarında ise sadece bir oda günümüze gelebilmiştir. Külliyenin diğer birimlerinden hamam, çeşme ve mektebinden günümüze sadece çeşme yenilenerek gelebilmiştir. Cami moloz taş ve kesme taş kullanılarak inşa edilmiştir. Cami, 2006-2007 yılında Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından onarılmıştır.

CEDİD CAMİİ;
Erzurum Taşmağazaların arkasında Cedid Mahallesinde bulunmaktadır.Giriş üzerinde bulunan levhaya göre 1670 yılında inşa edilen cami ahşap tavanlı ahşap direkli camiler grubuna girmektedir.geçirmiş olduğu onarımlar sonucu değişikliklere uğramıştır. Ahşap direkler iki kademeli bir düzenlemeye sahiptir. İkinci kademesi dört ayak arasında tavanın yükseltilmesiyle oluşturulmuştur. Doğu ve batısını başka yapılar çevrelemiş olan caminin içini güney ve batıda iki doğuda bir tane olan pencereler aydınlatmaktadır. Giriş üzerinde bulunan mahfili ahşap direklerle taşınır. Kesme taş mihrabı mukarnas kavsaralıdır. Ahşap minber son yıllara tarihlenirken mihrap da sonradan boyanmıştır. Kuzeybatısındaki ahşap minaresi de sac ile kapatılmıştır. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

CENNETZADE CAMİİ;
Yeri: Aşağı Yoncalık Mahallesinde, Taşambarlarının güneyinde yer alan camii tarihi kaynaklarda Karacehennem adıyla anılan bir yapıdır. yapıdır.
Tarihçe: Kitabesi bulanmayan caminin Vakıf kayıtlarına göre 1200 H.-1785-1786 M. yılında İsmail Efendi tarafından inşa edildiği anlaşılmaktadır. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Tek kubbeli olan caminin önünde üç gözlü son cemaat yeri mevcuttur. İçten tromplara oturan kubbe, dıştan iki kademeli kasnak üzerine oturmaktadır.. Caminin doğu ve batı cepheleri moloz taşla yapılmış olup, cephelerinin ortalarında yuvarlak kemerli birer penceresi bulunmaktadır. Güney cephede altta dikdörtgen çerçeveli iki pencere ve bunların üzerinde bulunan yuvarlak kemerli bir pencere yer almaktadır.
Kesme taştan yapılmış kuzey cephede, dört taş sütun üzerine oturan üç gözlü ve üzeri kubbelerle örtülü son cemaat yeri vardır. Son cemaat yerinin sütunları birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanmakta olup, sütunlar kaidesiz olarak yapılmıştır. Son cemaat yerindeki kare sütun başlıkları basit mukarnaslıdır.
Giriş kısmı, kuzey cephenin ortasında yer almaktadır. Sivri kemerli alınlığa sahip olan giriş kısmının kapı açıklığı yuvarlak basık kemerlidir. Girişin iki yanında sütuncelere yer verilmiştir. Minare kuzeybatı köşede yer alıp kare kaideli, silindirik gövdeli, tuğla malzemelidir. Şerefe altında kaval silmelere yer verilmiştir.
Caminin mukarnas kavsaralı olan mihrabı kesmetaştan yapılmıştır. Erzurum camilerinin tipik mihrap özelliklerini yansıtır. Ahşaptan yapılmış olan minber yeni olup, sanatsal bir özellik taşımamaktadır.
Kalemişleri ile süslenen caminin kemer aralarında, kubbe eteğinde ve kubbesinde
Bitkisel bezemelerden oluşan kalemişleri son yıllarda onarılmıştır.
Moloz taş ve kesme taş kullanılarak inşa ediIen caminin, Kuzey cephesinde kesme taş, diğer cephelerinde moloz taş kullanılmıştır.

DEMİRCİLER KİLİSESİ (FETİH CAMİİ);
Yeri: Erzurum şehir merkezinde, Kongre Caddesindeki Demirciler Çarşısında bulunmaktadır.
Tarihçe: Kilisenin üzerindeki kitabesi yerinden söküldüğünden dolayı kesin tarihi bilinmemektedir. Ancak plan özellikleri, cephe düzenlemeleri ve kullanılan malzemeden dolayı yapının XVIII. yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.6.1977 tarih ve A-601 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Kilise doğu-batı istikametinde dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Kilise 22.50 x 14.00 m. boyutlarında, üç nefli bazilikal bir plana sahiptir. Kilisenin önünde iki katlı olarak düzenlenen narteks bölümü, iki sütun ile üç bölüme ayrılmıştır. Naos bölümü dört sütun ve apsis önündeki iki kare taşıyıcı ile üç nefe ayrılmıştır. Orta nef yan neflerden daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Neflerin üzeri beşik tonozla örtülmüştür. Yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan sütunlar, kare kaideli, silindirik gövdeli ve kademeli genişleyen başlıklara sahiptir. Narteks ile naos arasındaki bağlantıyı kuran duvarın içerisine yerleştirilmiş merdivenle narteksin ikinci katına ulaşılmaktadır. Kilisenin doğusunda içten ve dıştan yarım yuvarlak olarak yapılmış olan üçlü apsis düzenlemesi yer almaktadır. Yapının batı cephesindeki narteks bölümü iki katlı düzenlemeye sahip olup alt kat iki sütun ile üç bölüme ayrılmıştır. Üç kemerli narteksin yanları kapalıdır. Bu cephede üç pencere açılmış olup, ortadaki küçük yanlardaki büyük olarak yapılmıştır.
Kilisenin kuzey ve güney cepheleri beş duvar payesi ile dört bölüme ayrılmıştır. Her iki cephede de dikdörtgen tarzda yuvarlak kemerli alınlıkları olan üç pencereye yer verilmiştir.
Doğu cephesindeki apsislerden ortadakinde üç, yanlardakilerde ise birer mazgal pencere açılmıştır.
Freskolardan oluşan süslemelerin tamamına yakını kilisenin iç kısmında toplanmıştır. Kilisedeki en önemli fresko, naos kısmında beşik tonozun ortasında yer alan pantokrator İsa tasviridir. Pantokrator İsa tasvirinde İsa'nın sağ eli ile takdis yapması, sol elinde İncil'in bulunması gerekirken, bu kompozisyonda İncil yoktur. İsa'nın başını çevreleyen halenin içerisinde İsa'nın (XC-IC ) monogramları bulunmaktadır. Kilisenin tonozlarında, sütun gövde ve başlıklarında, bitkisel ve geometrik süslemelerin varlığı kalan izlerden anlaşılmaktadır.
Yapıda malzeme olarak kesme taş ve moloz taş birlikte kullanılmıştır. Köşelerde, duvar payelerinde, kemerlerde ve pencerelerde kesme taş, diğer yüzeylerde moloz taş kullanılmıştır.
Günümüzde Fethiye Camii olarak kullanılan kilise, 1997 de camiye dönüştürülürken bir takım değişiklikler yapılmış, güney duvarına mihrap nişi yerleştirilerek içerisine bir de minber konulmuştur. İçerisindeki freskolarm zarar görmemesi için ahşap levhalarla kapatılarak koruma altına alınmıştır.

DERVİŞ AĞA CAMİİ;
Erzurum Gülahmet Caddesi üzerinde bulunan cami 1717 yılında Hacı Derviş Ağa tarafından yaptırılmıştır giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre ise 1845 yılında Abdurrahman oğlu Müderris Hacı Müştak tarafından onarılmıştır. Caminin avlusunda küçük bir hazire yeri ile Derviş Ağaya ait baldaken planlı bir türbe yer alır. Kare planlı tek kubbeli caminin girişi avludan yapılırken avluya da giriş iki yanda tepelikli sütunlarla sağlanmıştır. Dört taş sütün ile taşınan son cemaat yeri üç kubbe ile örtülmüş bu kubbeler dıştan eğimli çatı ile kapatılmıştır. Kademeli sivri kemerli giriş kapısının iki yanında sütunceler ve birer pencere vardır. Kuzey cephe duvarında köşelerde kırmızı renkli kesme taş malzeme diğer cephelerde moloz taş malzeme kullanılmıştır. Caminin içerisini doğu ve batı cephede altlı üstlü birer pencere, güney cephede altta iki üste bir pencere aydınlatmaktadır. Kubbeye geçiş tromplarla sağlanmışken taş mihrabı mukarnas kavsaralıdır. Etrafı üç kaval silme ile çevrelenen mihrabın niş köşelerinde sütunceler yer alır. Geç dönem eseri olan ahşap minberi çakma tekniğiyle yapılmıştır. Sekiz ahşap destek üzerinde mahfili yerleştirilmiştir. Kuzeybatı köşedeki minaresi ise kare kaideli silindirik gövdelidir. Şerefesinin yapılışında kesme taş malzeme kullanılmış orta kısmına tuğlaların farklı dizilişiyle geometrik bir bezeme yapılmıştır. Şerefenin altında kaval silmeler kullanılan minare çeşitli dönemlerde onarımlar görmüştür. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

ERZURUM LALA MUSTAFA PAŞA CAMİİ;
Erzurum İl merkezinde Cumhuriyet Caddesinde Yakutiye Medresesinin doğusunda bulunan camii; camii, şadırvan, hamam, sübyan mektebi ve saraydan oluşan Lala Mustafa Paşa Külliyesi içerisinde Kıbrıs Fatihi Lala Mustafa Paşa tarafından Erzurum’da beylerbeyi olarak görev yaptığı 1562-1563 (H.970) yıllarında yaptırılmıştır. Külliyenin Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde yer alan vakfiyesi 1563-1564 (H.971) tarihlidir. Lala Mustafa Paşa Külliyesine 1836-1839 yılları arasında bir de muvakkithane ilave edilmiştir. Ancak muvakkithane, sübyan mektebi ve saray günümüze ulaşmamıştır. Bugün caminin yanı sıra hamamı da ayaktadır.
Camii Mimar Sinan’ın eseridir ancak camiinin yapımında Mimar Sinan bizzat bulunmamış olduğu onun gönderdiği plan ve projelerle Mimar Sinan’ın kalfalarından birinin yapmış olduğu da kaynaklardan anlaşılmaktadır. Klasik Osmanlı mimarisi özelliği gösteren camii, merkezi planlı camiler grubuna girmektedir. Kesme taştan inşa edilen camii kare planlıdır. Önünde birbirine yuvarlak kemerlerle bağlanmış mukarnas başlıklı altı sütünün taşıdığı beş bölümlü bir son cemaat yeri vardır. Sivri kemerli açıklıklara sahip olan son cemaat yerindeki birimlerin üzeri kasnaksız kubbelerle örtülmüş kubbelere geçişler pandantiflerle sağlanmıştır. Yine kubbelerin içleri kalem işleriyle süslenmiştir. Son cemaat yerinde, taç kapının her iki yanında üzerleri çini panolu ve sülüs yazılı altlı üstlü ikişer pencere ve iki mihrapçık bulunmaktadır. Sağdaki (batı) mihrapçık üzerinde üç parça mermer levha üzerine Hattat İzzetin’in yazdığı nesih yazılı, Sultan IV. Mehmed’in 14 satırlık fermanı bulunmaktadır. Fermanda çevrede yaşayan çiftçilerden vergilerin kaldırıldığı bildirilmektedir. Yine sağdaki pencerenin üzerine “Bismillahir Rahmanir Rahim” soldaki pencerede “La ilahe İllallah Muhammed Resulullahi Hakka”yazılı çini bezemeleri vardır.
Caminin içerisine üç kapı ile girilmektedir. Doğu ve batı cephedeki kapılar kuzeye yaklaştırılarak açılmıştır. Doğu ucunda ise hünkar mahfili girişi vardır. Kuzey cephede bulunan taç kapı ana giriş olarak kullanılmakta olup mihrabın karşısına denk gelecek şekilde yapılmıştır. Mukarnas kavsaralı taç kapı taştan yapılmış, iç içe silmelerden oluşan barak çerçeveli olup altta basık kemerli açıklığa sahiptir. Taç kapı 1870 yılında onarım görmüştür. Kare planlı iç kısmının (harim) üst örtüsü merkezi örtü biçimine sahiptir. Ana kubbenin yanında dört tarafında yarım çapraz tonoz ve ana kubbenin etrafında yapılan dört küçük kubbeden oluşmaktadır. Sekizgen kesitli dört paye sivri kemerlerle birbirine bağlanmış ayrıca yan duvarlara da dayandırılmıştır. 10,56 m çapında olan ana kubbe işte bu payelerin üzerinde bulunup dıştan sekizgen kesitli bir kasnağa oturmaktadır. Küçük kubbelerin kasnağı yoktur. Kubbe ve tonozların içleri çeşitli motiflerden oluşan kalem işleriyle süslenmiştir. İç mekanı çift sıra halinde 28 pencere aydınlatmaktadır. Alt sıradaki pencere alınlıkları üzerinde bulunan çiniler işgal sırasında atılan kurşunlarla zedelenmiş veya tamamen dökülmüştür. Dikdörtgen bir çerçeve ile sınırlanan mihrap yuvarlak ve mukarnaslı olup üzerinde camiinin inşası ile ilgili bilgilerin olduğu 1562-63 (H.970) tarihli bir kitabe yazılmıştır. Yenilenen ahşap minberin bir özelliği yoktur. Mihrabın sağındaki payeye bitişik olarak yapılan müezzin mahfili de sekizgen planlıdır. İkiz sütunlarla taşınan bu mahfil 19. Yüzyılda yapılmıştır. Kuzey duvara paralel yapılan ahşap mahfili ise oldukça basit ve sade bir görünümdedir. Camiinin güneydoğu köşesinde bulunan kubbenin altında üçüncü bir mahfil yapılmıştır. Bu mahfilin önü sakıflı olduğundan hünkar mahfiline öykünerek yapılmış bir paşa (bey) mahfili olarak yapıldığı düşünülür. İç kısımda (harim) ayrıca ikisi kuzey taç kapının iki yanında ikisi de kıble duvarında olmak üzere dört adet kürsü yapılmıştır. Kürsülere pencereden duvar içine yerleştirilen merdivenlerle çıkılmaktadır. Yeni döneme ait ahşap vaaz kürsüsü de sade bir görüntüdedir. Camide vakfedilen bitkisel bezemeli şamdanlar da dikkat çekicidir. Caminin sağında kuzeybatı köşesinde bulunan minaresi kare kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Beyaz taştan yapılan minare kırmızı taşlı bileziklerle bezenmiştir. Son cemaat yerinde yarım daire şeklinde çıkıntı yapan minareye batı yönünde bulunan yan kapıdan merdivenlerle ulaşılır. Caminin avlusunda sekiz köşeli ahşap ve konik çatılı bir şadırvan bulunmaktadır. Bu şadırvandaki sütunlar son derece güzel taş işçiliği ile bezenmiştir. Caminin kuzeyinde bulunun bu şadırvan eski şadırvana ait bazı parçaların yeniden kullanılmasıyla 1971 yılında yapılmıştır. Eski şadırvan hakkında pek bir bilgi yoktur.
Camii 694, 1721, 1836-1839, 1851, 1870, 1889, 1962 ve 1971 yıllarında ve son olarak yakın bir zamanda çeşitli onarımlar görmüştür. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

EMİR ŞEYH CAMİİ;
Tebrizkapı semtinde, Çifte Minareli Medresenin güneydoğusundadır. Caminin kitabesi bulunmamaktadır. Yapım tarihi ve vakfiyesi ile ilgili bilgi edinilememiştir. Mimari özelliklerine göre XVIII. Yüzyıla tarihlendirilmektedir.
Cami düz tavanlı ve ahşap desteklidir. Camiden batı ve doğu yönlerine çift pencere açılır. Caminin ana mekanı ahşap tavanla örtülmüş ve orta kısmı yükseltilmiştir. Alt kısmında yazı kuşağı, göbek kısmında ise yıldız motifi işlenmiştir. Ahşap mahfile son cemaat yerinden çıkılmaktadır. Son cemaat yeri ise günümüzde kapatılmış ve orjinalliğini kaybetmiştir.
Mihrap nişi beş kenarlıdır ve kavsarası üç kademelidir. İkinci kademe mukarnas kavsara ile verilmiş, üst kısım ise istiridye yivlidir. İki yanında sütunca bulunmaktadır. Caminin minberi kuzeybatı köşesinde yer alır.
Mescidin kuzeydoğusunda yer alan kapıdan 6 basamaklı bir merdiven ile türbesine inilmektedir. Türbe Osmanlı öncesine ait olup dikdörtgen planlı ve tonoz örtülüdür. Ahşap minare sacla örtülüdür. Caminin kuzeybatı köşesinde Osmanlı döneminden kalan tek lüleli bir çeşme yer almaktadır.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

ESAT PAŞA CAMİİ;
Cami saat kulesinin önünde Erzurum’a hakim bir konumda yer almaktadır.
Caminin giriş kapısının üzerinde yer alan mermer kitabeye göre 1830-1836 M. Tarihleri arasında 7 yıl Erzurum valiliği yapmış olan Esat Muhlis Paşa tarafından, Sultan II. Mahmud adına yaptırılmıştır. Yapı Erzurum Valiliği yapan Zarif Mustafa Paşa zamanında harap olmuştur. Bunun üzerine yapı 1269 H.-1852 M. tarihinde Sultan Abdülmecit tarafından tamir ettirilmiştir.
Talik hatla yazılan cami kitabesi beş satırda yazılmış ve ikişer bölme içine alınmıştır. Kitabenin üst sırasının ortasında kartuş içine alınmış Sultan Abdülmecit tuğrası bulunmaktadır.
Cami muntazam ve kaliteli kesme taş işçiliğine sahiptir.
Cami, merkezinde ahşap destekli, düz tavanlı ve dikdörtgen planlıdır. Girişin üst tarafında mahfil bulunmaktadır. Üst örtü dört destek ile taşınmaktadır.
Caminin kuzey ve güney cephesinde ikişer, doğu ve batı cephesinde ise üçer pencere yer almaktadır.
Günümüzde kapatılan son cemaat yeri altı adet ahşap sütuna oturmuş ve eğimli çatı ile örtülmüştür.
Caminin mihrabı sade ele alınmış ve dış bükey silmelerle sınırlandırılmış.
Minber sade verilmiş ve son dönemlerde yapılmıştır.
Caminin girişi yuvarlak kemerli verilmiş ve silmelerle sınırlandırılmıştır. Sade ele alınmış. Asıl kapı açıklığı üzerinde kitabesi yer almaktadır.
Caminin içinde belirli yerlerde hat sanatının örneklerinden levhalar yer almaktadır.
Minare caminin kuzey batısında yer almakta olup kare kaideli, silindirik gövdelidir. beden duvarları üzerine oturan minarenin pabuç kısmı küp şeklindedir. Bu özelliği ile Erzurum’da tektir. Cami Minaresi Erzurum’un en yüksek görünümüne sahiptir.
Cami geniş bir avlu içerisinde yer almakta olup caminin kuzeydoğusunda tuvaletler ve abdest alma yerleri bulunmaktadır.
Son cemaat yerinin doğusu sonradan mezar konularak türbeye dönüştürülmüştür. Mezarlardan biri 1283 H.-1866 M. yılında ölen Nakşibendi Mürşidi Osman Efendi’ye aittir.
Caminin güneyinde hazire bulunmaktadır. 40 kadar mezarın olduğu hazireye Erzurum’da görev yapmış alimler ve paşalar defnedilmiştir.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

ERZURUM ULU CAMİİ (ATABEY CAMİİ);
Yeri: Cumhuriyet Caddesinde, Çifte Minareli Medresenin Batısında, Erzurum Kalesinin Güneyinde yer alır.
Tarihçesi: Caminin yapım tarihi kesin olarak bilinmese de bazı kaynaklara göre Saltuklu Beyliği döneminde Emir İzzettin Saltuk’ un oğlu Melik Nasırüddin Muhammed tarafından H 575./ M. 1179-1180 Ebü’l Feth Mehmede yılında yaptırılmıştır. Yazar Mehmet NUSRET’ in Tarihçe-i Erzurum adlı kitabında, duvarda asılı bir levhadan bahsetmektedir. Bu levhadaki yazılı metinde, ‘‘Mescidü’l Camii Alim, Abid, Ebu’l Feth Melik Muhammed beş yüz yetmiş beş senesinde inşa etti’’ şeklinde ifadeler yer almaktadır. Aynı ifadele Erzurumu ziyaret eden Lynch tarafından da nakledilmiştir. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Onarımlar: Çeşitli dönemlerde tahrip olan Ulu Camiinin onarım tarihçelerinin belirtildiği kitabeler mevcuttur.
Bu onarım kitabelerinden birincisinde, Caminin kıble duvarında H.1039/M.1629-1630 tarihini taşıyan 4 (dört) satırlık tamir kitabesi mevcuttur. Bu kitabede ‘‘ Atabek Camii’’ olarak bahsedilmiştir.
İkincisinde, Cami Nasuhpaşazade Hüseyin Paşa tarafından 1639 yılında onarılmıştır.
Üçüncüsünde, Camiinin bu günkü mihrap önü kubbesi olan kırlangıç örtülü kubbenin güney tarafında kiriş üzerinde bulunan kitabede ‘‘ Sene H-1202/ M-1787 tarihi geçmektedir.
Dördüncüsünde, camiinin bu günkü mihrap önü kubbesi olan kırlangıç örtülü kubbenin kuzey tarafında kiriş üzerinde bulunan kitabede Bünyad-ı Sene 1275/ M. 1858-59 tarihi geçmektedir.
Beşincisi, 1957 yılında onarım görmüş. ( Doğudaki ikinci ve üçüncü sahınlar yenilenmiştir).
Caminin bu onarımlarından başka 1858 ve 1860'lı yıllarda yapılan onarımları da kitabelerle belirtilmiştir. 1964-1965 ve 2006 yıllarında Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından onarılmıştır.
Camiinin bütün duvarları ve sahınları yer yer bazı bölümleri yer yer bütün olarak onarım geçirmiştir.
Plan ve Mimari Özellikler: Erzurum Ulu Camii dikdörtgen bir alana sahip olup, 54.00 x 41.70 m. Boyutlarında bir alana oturmaktadır. Çok ayaklı camiler grubuna giren Erzurum Ulu Caminin harim kısmı mihraba dik yedi (7) sahından oluşmaktadır.
Ulu caminin üst örtüsünde farklı örtü sistemleri uygulanmıştır. Beş bölümlü olarak yapılan Orta sahın yanlardaki sahınlardan genişliği, yüksekliği, ayak ve kemerleri ile farklı tutulmuştur. Orta sahın yanlardaki sahınlardan daha geniş ve daha yüksek tutulmuştur.
Orta sahında girişten itibaren art arda iki beşik tonoza yer verilmiş olup, akabinde üçüncü bölümde mukarnaslı tonoza, dördüncü bölümde aynalı çapraz tonoza ve son bölümde yani mihrap önü bölümünde ise kıble duvarın bağlı ayaklar ile kuzeyde L biçimli ayaklar üzerine yapılmış olan pandantiflere oturan ahşap kırlangıç örtü sistemiyle yapılmış üstü fenerli bir kubbe mevcuttur. Orta sahının ortasındaki dikdörtgen bölmeye sonradan doğu ve batı yanlara birer kemer atılmak suretiyle kareye çevrilmiş ve bu kare mekanın üzeri fenerli mukarnaslı bir tonozla kapatılmıştır.
Orta sahının batısında bulunan üç sahın ile doğusundaki iki sahın sivri beşik tonozlarla örtülüdür. Bu sivri beşik tonozlar kuzey-güney doğrultusunda yerleştirilmiştir. En doğudaki sahın ise her bir bölümü doğu-batı doğrultusunda yapılan sivri beşik tonozlarla kapatılmıştır. Caminin örtüsünü taşıyan ayaklar kare, dikdörtgen, T ve L şeklinde örülmüştür.
Ulu Camiinin iç mekanında üst örtüsünü taşıyan 47 payenin 19'u duvarlara bitişik 28'i ise bağımsız olarak ele alınmıştır. Evliya Çelebi'nin eserinde 200 ahşap sütundan bahsedilmektedir. İçerideki ayaklar genelde birbirine kademeli kemerlerle bağlanmıştır. Ortadaki dört büyük kemerin oluşturduğu kare alan, yukarı doğru daralan mukarnas dolgulu tonoz ile bunun güneyindeki aynalı çapraz tonoz caminin farklı örtü sistemleri olarak dikkat çeker. Mihrap önünde dört yönde kademeli sivri kemerler üzerine oturan ahşap kırlangıç kubbe, Erzurum yöresine özgü bir örtü olduğu için farklılık arz etmektedir. Caminin iç mekanındaki diğer bölümler beşik tonozludur.
Çatıyla kapatılmış olan üst örtü dıştan düz dam şeklindedir. Evliya Çelebide bahsedilen 200 ahşap direklerin olduğu konusu bazı kaynaklara göre caminin orijinalinde çok sayıdaki ahşap sütunlu bir cami olduğu, daha sonraki onarımları sırasında taşıyıcıların kargire dönüştürüldüğü en son onarımlarda da bu uygulamanın devam ettirildiği anlaşılmaktadır. Caminin iç mekanındaki taşıyıcılar üst örtü özelliklerine göre farklı form, ölçü ve özelliklerde yapılmıştır. Orta sahın yan sahınlara göre farklı tutulmuş olup yanlardaki sahınlar birbirlerine benzer formlarda yapılmıştır.
Caminin Kapıları: Caminin toplamda beş kapısı bulunmaktadır. Kapılardan üçü kuzeyde, ikisi doğuda bulunmaktadır. Bugün kapatılmış olan ve bir zamanlar sultan için giriş kapısı olarak kullanıldığı kaynaklarda belirtilen küçük bir girişin de güney cephenin doğu köşesine yakın bir yerde olduğu kalan izlerden anlaşılmaktadır
Kuzey Cephedeki Kapılar : Kuzey cephede bulunan üç kapıdan orta sahına açılan ve cümle kapısı olarak addedilen taç kapı, doğudan ve batıdan ikinci sahınlara açılan iki kapıdan farklı özelliklere sahiptir. Basık kemerli ve eyvan tarzında girişi olan orta kapı en dışta kademeli silmelerle dikdörtgen şeklinde çerçeve ile çevrelenmiş olup, yuvarlak kemerlidir. Silmelerin birleştiği sütunca başlıkları basit bezemeli olarak ele alınmıştır. Kapının yan tarafında 2 m. yükseklikte bir niş olup, üzerinde ise dikdörtgen formlu bir pencere yer almaktadır. Kuzey cephenin batısındaki giriş kapısının asıl giriş kısmı basık kemerlidir. Ancak kavsara kısmının ise yuvarlak kemerli olmasıyla farklı tutulmuştur. Orta kapıda olduğu gibi üst kısımda bir pencereye yer verilmiştir. Zeminden yüksek tutulmuş olan kapıya dört basamakla çıkılmaktadır. Ulu caminin orijinal mimarisine ve dönemine uygun formu yansıtması bakımından önemli yere sahiptir. Kuzey cephesinin doğu tarafında yer alan üçüncü giriş kapısı da üç kademe halinde yapılmış zengin profilli yuvarlak kemerli forma sahiptir.
Doğu Cephedeki Kapılar: Caminin doğu cephesinde iki kapı bulunmaktadır. Bu kapılardan kuzey köşede olan kapı iç içe iki çerçeve ile çevrelenmiş yuvarlak kemerli ve mihrabiyelidir. Kapının ilk girişi eyvan tarzında olup, dıştan daha vurgulu yapılmıştır. Kapının giriş kemeri üzerinde H. 1277/ M.1680 tarihini veren onarım kitabesi yer almaktadır. Aynı cephedeki diğer kapıda yine yuvarlak kemerli olarak yapılmıştır. Bu kapı dıştan profilsiz, eyvan şeklinde bir düzenlemeye sahiptir. Her iki kapı da birkaç basamakla çıkılan bir forma sahiptir. Bazı kaynaklara göre kapılardaki yuvarlak kemer formları sonraki onarımlarda şekillenmiş olmalıdır.
Caminin duvarlarının üst kısımlarında, kuzey cephesinde yedi, doğu cephesinde altı, güney ve batı cephelerinde beşer olmak üzere farklı form, seviye, ölçü ve özelliklerde yirmi üç pencereye yer verilmiştir. Bu pencerelerin dışında alt seviyelerde örülmüş doldurulmuş pencereler ile kıble duvarında doğudaki sahına açılan bir pencere daha görülmektedir.
Caminin Güneydoğu köşesine silindirik gövdeli dayanak kulesi yerleştirilmiştir. Batı cephe caminin en sade cephesidir. Caminin Kuzeybatı köşesi pahlanmıştır. Bu cephede belediye tarafından yaptırılan bir çeşme ile anonim bir mezar bulunmaktadır.
Minare: Caminin kuzeybatı köşesinde yer alan 25,5 m. yükseklikteki minare taş bir kaideye sahiptir. Gövde silindirik ve tuğladan basit sepet örgü tekniğinde yapılmıştır. Şerefeye mukarnas dolgulu bir kuşakla geçilmiştir. Şerefe altı ve şerefe kesme taştan, petek kısmı tuğladan yapılmıştır. Minareye caminin içinden çıkılmaktadır. Bazı kaynaklara göre şerefe altındaki mukarnaslardan yola çıkılarak XVI. yy. da caminin onarımı sırasında minareninde yapılmış olabileceği düşünülmektedir.
Mihrap: Caminin kıble duvarı üzerindeki üç sıradan oluşan mukarnas kavsaralı taş mihrap 5.45 m. yüksekliğinde 4.35 m. genişliğinde yapılmıştır. Mihrap iç içe kademeli olarak derinleşen dört silmenin oluşturduğu sivri kemerle çevrelenmektedir. Çerçeveleyen üç kuşaktan ilki yüksek kabartma şeklinde sekizgen geçmelerin meydana getirdiği sonsuzluk prensibinin de ele alındığı geometrik bir kuşaktır. Yan kısımlarda tahrip olan bu kuşak üst tarafta daha sağlamdır. Zar başlıklı olan mihrap nişi yuvarlak sütuncelerle sonlanmıştır. Mihrabın batı ve doğusunda birer yan mihrap daha bulunmaktadır. Bu küçük mihraplar daha basit olarak yapılmıştır. Camide mihrap önü bölümünde bulunan ahşap minber ve vaaz kürsüsü orijinal olmayıp yakın tarihte konulmuştur.
Erzurum Ulu Camii boyutları, düzgün taş işçiliği, zengin örtü sistemi, orta sahının ayak ve kemer düzenlemeleri ile Erzurum'un en önemli ve en eski camisidir.
Bazı kaynaklara göre caminin içerisinde kuzeydoğu köşede çeşme olduğu düşünülen sivri kemerli ve iki renkli taştan yapılmış bir niş bulunmaktadır. Ayrıca bu nişin yannda merdivenlerle çıkılan küçük bir hücre de çile odası olarak kullanılmıştır
İç mekanda orta sahının geniş tutulması ve bu bölümde tonoz fenerine yer verilmiş olması camiyi farklı kılmakla birlikte, düzgün kesme taştan inşa edilmiş olan Ulu Caminin beden duvarları da kendi döneminin ve bölgesel mimarinin özelliklerini taşımaktadır.

ERZURUM KALE MESCİDİ;
Yeri: Erzurum İç kae’de Tepsi Minarenin (Saat Kulesinin) doğusunda yer almaktadır.
Tarihçesi: Mescidin Yapım tarihiyle alakalı üzerinde herhangi bir kitabe yoktur. Bazı kaynaklara göre mescid ile alakası olmayan bir kitabe, yapının içerisinde mihrabın üzerinde yer almaktadır. Bu kitabenin ise başka yerden alınan bir kitabe olduğu anlaşılmaktadır. Mescidin ilk inşasının Tepsi Minarenin üzerindeki kufi kitabe dikkate alındığında Xll.yüzyılın ilk yarısında Saltuklu Beyliği döneminde olduğu kabul edilir. Genel olarak Saltuklu Beyliği döneminde inşa edilen mescidin Saltuklu Emiri Ebu-l Muzaffer Ziyaeddin Gazi döneminde (1124-1132) tepsi minare ile birlikte yapıldığı kabul edilir. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: İç kalenin güney duvarında yar alan silindir bir burca bitişik olarak inşa edilen Kale Mescidi, kareye yakın dikdörtgen bir alan üzerine kurulmuştur. Kale mescidi mihrap önü bölümü kubbeli olan küçük boyutlarda yapılmış bir mescittir.
Mihraba paralel iki sahından oluşan mescidin iç mekanı, karşılıklı yapılmış L şekilli payelerle iki bölüme ayrılmıştır. Mescidin giriş bölümündeki orta mekan aynalı çapraz tonozla, bu mekanın doğu ve batısındaki mekanlar ise beşik tonozla örtülmüştür. Ortadaki L şekilli payelerden batıdakinin üzerinde beş köşeli mihrap nişine yer verilerek diğer (doğudaki) payeden farklı tutulmuştur. Ayrıca ibadet alanındaki giriş kısmı ile mihrap önü bölümü kısmı sivri kemerlerle birbirinden ayrılmaktadır.
Mescidin ikinci kısmı olan mihrap önü bölümünün üst örtüsünde ortada kubbe ve yanlarda ise tonoz kullanılmıştır. Orta bölümde pandantiflerle geçilmiş olan kubbe, iç kısımda kademeli olarak yükselen mukarnaslı kasnağa sahiptir. Kubbe kasnağında dört yönde açılan pencereler ile mihrap önü bölümü aydınlatılmaktadır. Bazı kaynaklara göre Kale Mescidi, kademeli ve yüksek kasnaklı, içten küçük kubbe ile örtülü uygulaması olmasından dolayı Anadolu’da tek önemli bir örnektir.
Mescitteki kubbe kasnağı, içten mukarnaslı ve kademeli olarak yükselen bir özellik sergilerken dıştan ise konik külahlıdır. Kubbe kasnağı yüksek tutulmuş olup, kasnak üzerinde silmeler ile belirlenen on iki sivri kemer yer almaktadır. Kemerler, içerisinde niş, pencere ve boş olmak üzere sıralanmaktadır. Kasnağın üzerinde ise yüzeyi sivri kemerli kaval silmelerle hareketlendirilen konik bir külah bulunmaktadır.
Kuzey cephedeki küçük bir girişten ulaşılan mescidin son cemaat yeri bulunmamaktadır. Giriş kapısının üzerinde ve yanlarında birer pencere açılmıştır. Dikdörtgen bir çerçeve içerisine alınan giriş kapısı, düz lentolu ve sivri kemerli olarak düzenlenmiştir. Giriş kapısının üzerinde küçük ve basit bir pencereye yer verilmiştir. Kapının her iki yanında aynı boyutlara sahip, dikdörtgen formda iki pencereye yer verilmiştir. Bu pencereler, dikdörtgen çerçeve içerisine alınmış olup, düz lentolu ve sivri kemerli olarak yapılmıştır.
Mescidin Doğu ve Batı cephelerinde de dikdörtgen formlu pencerelere yer verilmiştir.
Mescidin güney cephesindeki taş mihrap, iç kalenin güney duvarında yer alan silindirik burca dayanmaktadır. Mihrap nişi silindirik burcun bulunduğu kısma denk gelmektedir. İç içe sivri kemerli iki nişten oluşan taş mihrap, burç içerisine yerleştirilmesinden dolayı mescidin boyutlarına oranla derin ve yüksektir. Mihrap, üç yönden altıgenlerden oluşan geometrik bir zincirekle çerçevelenmiştir. Büyük mihrap nişinin içerisinde yer alan ikinci küçük niş, mukarnas kavsaralıdır.
Kale Mescidi, kademeli ve yüksek kasnaklı, içten küçük kubbe ile örtülü uygulaması olmasından dolayı Anadolu’da tek ve önemli bir örnektir.
Mihrap dışında süslemesi olmayan kale mescidi tamamen kesme taş malzeme ile yapılmıştır.

GÜRCÜ MEHMET PAŞA CAMİİ;
Erzurum Sultan Melik Mahallesinde bulunmaktadır. Caminin giriş kapısı üzerinde sülüs yazılı mermer kitabesine göre 1648 (H.1058) tarihinde Erzurum Valisi Gürcü Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Kitabeden anlaşıldığı üzere cami daha önce burada yapılmış olan Saltuklu Döneminden kalma harap mescidin yerine yapılmıştır. Yine caminin inşa edildiği zaman şehrin surları dışında kaldığını kitabesi haber vermektedir. Plan olarak ahşap destekli düz tavanlı camiler grubuna giren caminin inşasında kesme taş ve moloz taş malzeme kullanılmıtır. Son cemaat yeri de düz tavanlıdır. Ahşap destekli yedi kemer üzerine oturmuştur. İçer girintili olan giriş kapısı sivri kemerlidir. Girişin üzerinde bir mahfili bulunur. Düz ahşap tavanlı üst örtüyü dört ahşap direk taşımaktayken taşıyıcıların arasındaki bölüm yükseltilerek ikinci bir kademe meydana getirilmiştir. Cami, kuzey ve güney cephelerindeki dikdörtgen şekilli ikişer penceresiyle aydınlatılmaktadır. Etrafı silmelerle sınırlandırılan mihrabı beş yüzeylidir. Yanlarda sütunceler yerleştirilmiş olan mihrabın altı sıralı mukarnas kavsaralı nişi vardır. Mihrap nişinde dört satırlık bir ayet kitabesi yapılmıştır. Geometrik bezemeli ahşap minberine mihrabın yanında yer verilmiştir. Kuzeybatı köşesindeki minareye son cemaat yerinden girilir. Tek şerefeli minaresi kare bir kaide üzerine oturur. Silindir gövdeli minarede tuğlaların farklı sıralı dizilişiyle bezeme yapılmıştır. Şerefenin altı da mukarnas kavsara ile bezenmiştir. Caminin avlusunda bulunan mezar ise şehidesine göre 1879 yılında vefat eden Erzurum Müftüsü Hemşinli Hacı Ali Avni Efendiye aittir. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

GÜMRÜK CAMİİ (HACI DERVİŞ CAMİİ);
Gölbaşı Semti, Abdurrahman Ağa Mahallesi, Gümrük Caddesi üzerinde yer almaktadır. Cami kapısı üzerinde bulunan kitabeye göre yapının 1113 H.-1717 M. Yılında Hacı Bektaşzade Hacı Derviş İbrahim tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kitabenin altında ise 1320 H. yılında yazılmış olan bir ayet kitabesi yer almaktadır. Yapı 2006 yılında Vakıflar Erzurum Bölge Müdürlüğü tarafından restorasyonu yapılmıştır.
Cami kare planlı ve tek kubbelidir. Sekizgen kasnak üzerine oturan kubbe 12.50 m. çapındadır. Kubbeye geçiş ise tromplarla sağlanmıştır. Kasnakta, kuzey yön hariç diğer yönlerde üç pencere yer almaktadır.
Caminin alttakiler dikdörtgen, üsttekiler ise sivri kemerli olmak üzere, doğu ve batı duvarlarında dört pencere yer almaktadır. Kuzey cephede kapının yanlarında dikdörtgen iki pencere, güney cephede ise üstte sivri kemerli bir adet, altta dikdörtgen iki adet pencere ile yapı aydınlatılmaktadır.Caminin kuzeyinde yer alan son cemaat yeri 0.75 m yükseklikteki bir seki üzerinde bulunur. Sivri kemerli ve üç gözlü olan son cemaat yeri dört adet taş sütun üzerine oturtulmuştur.
Minare silindirik tuğla gövdeli ve kare kaidelidir. Şerefe altlığı kesme taştan yapılmış ve dört silme ile bezenmiştir. Korkulukları taş, petek kısmı ise tuğladan yapılmıştır.
Biri dış bükey diğeri iç bükey olan iki sade silme içerisine alınan giriş kapısının iki yanında başlıklı iki sütunce yer alır.
Kubbe tuğladan inşa edilmiştir ve eteğinde şerit halinde Allah’ın isimleri yazmaktadır. Kubbe göbeğinde ise madalyon bulunmaktadır. Kemer aralarında Allah, Muhammed ve dört halifenin adlarının yazıldığı panolar yapılmıştır.
Caminin mihrabı kesme taş malzemeden yapılmış olup beş yüzeyli ve mukarnas kavsaralıdır. Mihrabın iki yanında sütuncelere yer verilmiş olup sade bir silme ile üç yönden çevrilmiştir.
Minber orijinal olmayıp ahşaptan yapılmıştır.
Caminin beden duvarlarında kesme taş malzeme, minare ve kubbede ise tuğla kullanılmıştır.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

HACI CUMA CAMİİ;
Hacı Cuma Mahallesinde yer almaktadır. Caminin üzerinde yapım kitabesi bulunmamaktadır. Ancak Konyalı’da belirtildiğine göre 1630 M. yılında Karayazıcızade Abdullah İbni Seyyid Ahmed tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir.
Hacı Cuma Cami düz tavanlı ve ahşap destekli camiler grubundadır. Ahşap direklerle taşınan üst örtü düz ahşap tavan şeklinde yapılmıştır. Caminin iç mimarisi orijinal özelliğini korumaktadır.
Caminin kuzey ve güneyinde ikişer, doğu ve batısında ise üçer pencere açıklığı verilmiştir.
Caminin girişi ahşap kanatlı ve basık kemerlidir. Girişin iç kısmının üzerinde mahfil yer almaktadır.
Mihrap mukarnas kavsaralı olup kesme taş malzemeden yapılmıştır. Ahşap minder ise düz işlenmiştir.
Caminin minaresi kuzeybatı köşesinde yer almakta olup ahşaptır. Minare daha sonra sac ile kaplanmıştı.
Caminin güneybatısında çeşme yer almaktadır.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

İBRAHİM PAŞA CAMİİ;
Yeri: İbrahim Paşa Mahallesinde, Hükümet Meydanında, Vilayet Binası ile Taş Ambarlar arasında bulunmaktadır.
Tarihçe: Cami kitabesine göre İbrahim Edhem Paşa tarafından 1161 H.-1748 M. tarihinde yaptırılmıştır. Yapının kapı kemerinin üzerinde bulunan 43 x 64 cm ölçülerindeki mermer kitabe, tâlik hatla yazılmış olup, beş satır ve iki sütundur. Şair Haşim tarafından yazılmıştır.
Caminin mihrabında 47 x 38 cm ölçülerinde mermer kitabe yer almaktadır.
Camide, kaidelerinde kitabeleri yer alan Şamdanlardan biri 1161 H.-1748 M. tarihinde İbrahim Paşa tarafından, diğeri 1212 H.-1797 M. tarihinde İbrahim Paşa'nın kızı Muhsine hanım tarafından ve diğer ikisi 1347 H.-1928 M. tarihinde Alemdar Zade Abdurrahman'ın eşi Saniye Hanım tarafından vakfedilmiştir. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Kare planlı ve tek kubbeli olarak yapılmış olan camin üç gözlü son cemaat yeri mevcuttur. Son cemaat yeri kubbelerle örtülü olup, yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan mukarnas başlıklı dört sütun tarafından taşınmaktadır. Caminin doğu ve batı cephelerinde altta dikdörtgen formlu üçer pencere ve üstte yuvarlak kemer formlu birer penceresi bulunmaktadır. Kuzey cephede girişin iki yanında birer pencere, güney cephesinde ise dikdörtgen formlu ikisi mihrabın yanında, biri mihrabın üzerinde yuvarlak kemerli pencere görülmektedir.
Caminin kuzeybatı köşesinde yer alan minare, Kare kaideli silindirik gövdelidir. Kaideden silindir gövdeye geçişte köşeler pahlanmıştır. Şerefe altlığında iki sıra iri mukarnaslardan oluşan süsleme görülmektedir.
Cami kapısı düz atkı taşlı olup sivri kemerlidir. Girişteki sivri kemerin köşelerinde başlıklı sütunceler bulunmaktadır. Kapı üç yönden iç ve dış bükey silme ile sınırlandırılmıştır.
Harim kısmı kubbe ile örtülü olup, kubbeye geçişlerde kullanılan tromplar sekizgene dönüştürülmüş, bunun üzerine de kubbenin oturduğu dairevi kasnak yerleştirilmiştir.
Mihrap beş kenarlı olup kesme taştır. Dört sıra mukarnastan oluşan bir kavsaraya sahiptir.
Caminin ahşap minberi XX. yüzyıl eseridir.

İHMAL CAMİİ;
Gürcükapı semtinde, Topçuoğlu Mahallesinde bulunmaktadır. Cami minaresinde bulunan kitabesine göre Topçuoğlu Abdullah İbn-i Ebubekir tarafından 1715 M. tarihinde yaptırılmıştır.
Cami ahşap destekli ve düz tavanlı cami plan tipindedir. Caminin orta bölümümde yer alan kare alan dört ahşap sütunla desteklenmektedir. Caminin üst örtüsü ahşaptır.
Caminin kuzey, doğu ve batı cephelerinde ikişer, güney cephesinde ise beş pencere yer almaktadır. Son cemaat yeri günümüzde kapatılmış ve orjinalliğini yitirmiştir.
Mahfil cami kuzey duvarına bitişik konumda olup ahşap sütunlar üzerine oturtulmuştur.
Mihrap mukarnas kavsaralıdır. Minber sade bir şekilde ele alınmıştır.
Minare kuzeybatı köşede yer almaktadır ve sacla kaplanmıştır.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

KADANA CAMİİ;
Mahallabaşı semtinin güneybatısında, Kadana Mahallesinde bulunmaktadır.
Caminin giriş kapısı üzerinde yer alan kitabesine göre caminin yerinde bulunan mescit İsmail Efendinin babası Kadana tarafından yaptırılmış ve 1751 M. tarihinde Kadanazade İsmail Efendi tarafından mescitten camiye çevrilmiştir. Yapı mescit iken Siyavuşzade Ahmedin oğlu Veysi Efendi 1743 M. yılında mescide bir şamdan hediye etmiştir. Ayrıca vakfiyesine göre de Alioğlu Nene isminde bir hayırsever camiye önemli miktarda gelir vakfetmiştir. Sülüs hatla yazılmış olan kitabe metni dört satırdır.
Cami düz tavanlı ve ahşap destekli cami grubundandır. Cami dikdörtgen bir alana kurulmuş olup üst örtü ahşap direklerle taşınmaktadır. Son cemaat yeri orjinalinde ahşap direklere oturmakta olup sundurma kısmı orjinalliğini korumaktadır. Son cemaat yeri günümüzde kapatılmıştır.
Ahşap sütunlarla taşınan mahfil cami girişinde yer almaktadır. Yapının duvarları sonradan yapılan onarım ile çiniyle kaplanmıştır.
Mukarnas kavsaralı olan mihrap beş yüzeylidir. Mihrabın çevresini üç yönden yazı bordürü dolaşır ve iç köşeleri sütuncelidir.
Caminin minaresi kuzeybatı köşede yer almakta olup kare kaideli ve silindirik gövdelidir.
Caminin yapımında kesme taş ve moloz taş kullanılmıştır.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

KASIM PAŞA CAMİİ;
Erzurum Kasım Paşa Mahallesindedir. Camii kitabesine göre Erzurum valisi Cerrah Kasım Paşa tarafından 1078 (H.1667) tarihinde yaptırılmıştır. Kitabesinde “Avn-i hakla sa’y idüp Kasım Paşa/ Yaptı camii isteyüp lütf-i Mübin/ Eyleyip tahsin Melekler dediler/ Tarihin (kıldı zihi hayr-i Mübin) Sene 1078” yazılıdır. Dört satırlık kitabenin son satırındaki -tarihin- kelimesinden sonra yazılan kısmı ebced hesabıyla caminin inşa tarihini verir.
Ahşap destekli düz tavanlı camiler grubuna ait olan cami dört yönünde açılan ikişer pencere ile aydınlatılmıştır. Caminin son cemaat yeri geçirdiği son onarımlarla kapatılmıştır. Giriş kapısı yuvarlak kemerlidir. Kapının iki yanında bulunan sütuncelerinin geometrik bezemeli başlıkları vardır. Girişin üstüne bir mahfil yapılmıştır. Düz ahşap tavanını yine ahşap direkler taşımaktadır. Tavanın orta kısmı yükseltilmiş etek kısmında ve göbekte yazılar yazılmıştır. Mukarnas kavsaralı mihrap nişi beş kenarlıdır. Bu nişin içerisine sonradan konulmuş ayet yazan bir kitabe vardır. Yine mihrabı bitkisel bezemeli ve ayet yazılı yeni yapılmış çini panolarla sınırlandırılmıştır. Ahşap mimber son dönem özelliğini yansıtırken tuğladan yapılmış silindirik gövdeli minaresi kare bir kaidenin üzerine oturtulmuştur. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

KAVAK CAMİİ;
Erzurum Kavak Mahallesinde bulunmakta olan cami 18. Yüzyılda inşa edilmiş 2000 yılında yapılan restorasyon ile tamamen yenilenmiştir. Orijinalinde ahşap direkli düz tavanlı cami olan yapı dikdörtgen bir alan üzerinde kurulmuş iki sıra halindeki beşer ahşap sütunun oluşturduğu mihraba dik üç sahından meydana gelmiştir. Aydınlatılması doğuda dokuz, batıda on ve güneyde açılan dört pencereyle sağlanmıştır. Kuzeyde çıkışı son cemaat yerinden yapılan ahşap bir mahfile yer verilmiştir. Sade bir düzenlemeye sahip mihrabında kesme taş malzeme kullanılmıştır. Ahşap minber ve müezzin mahfili tamamen yenilenmiş yine kuzeybatı köşesinde bulunan kare kaideli silindir biçimli taş minaresi de yine 2000 yılında yeniden yapılmıştır. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

KEMHAN CAMİİ;
Erzurum Kemhan Mahallesinde bulunmaktadır. Hacı Bünyad tarafından 1605 tarihinde yaptırılan caminin mihrabı üzerinde dört satırlık bir kitabesi bulunmaktadır. 1787 yılında Kemhan Zade Ahmet Ağa tarafından tamir ettirilmiştir. Caminin bu tamiratı Vehbi tarafından hazırlanan kitabe metninden anlaşılmaktadır.Ahşap destekli düz tavanlı camiler grubuna giren cami, caminin dört cephesine açılan ikişer pencere ile aydınlatılmıştır. Son cemaat yeri günümüzde kapatılmıştır. Basık kemerli giriş kapısının üzerinde mahfili yer alır. Düz ahşap tavanlı üst örtüsü dört ahşap direkle taşınmakta olup, mihrabı beş yüzeyli mukarnas kavsaralıdır. Her iki yanına sütunce bulunan mihrabın etrafı ayrıca silmeler ile sınırlandırılmıştır. Yeni yapılmış ahşap minberini bitkisel bezekler süslemektedir. Ahşap minaresi sac ile örtülen caminin avlusunda eskiden birkaç odalı medresesi bulunduğu bilinmektedir. Medresesi gibi caminin orijinalliği de günümüze ulaşmamıştır. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

KIRMACI CAMİİ;
Erzurum Kırmacı Mahallesinde bulunan caminin herhangi bir kitabesi yoktur. Kırmacızade Ali Ağanın oğlu Mehmet Ağa tarafından hazırlanan 1771 tarihli vakfiyesinde caminin 18. Yüzyılın ikinci yarısında camii yeniden düzenlenmiş ihya edilmiştir. Kare planlı camilerden olan Kırmacı Cami dört ahşap destekli düz tavanlıdır. Dış cephede moloz taş, köşe ve pencerelerde kesme taş malzeme kullanılmıştır. Kuzeyde bulunan son cemaat yeri de dört ahşap direk üzerine kurulmuş ve üzeri düz damla örtülmüştür. Sonradan onarım gören yer camekânla kapatılmıştır. Güney cephede mihrabın iki yanına açılan küçük pencereler ile doğu ve batı cephede bulunan ikişer pencere ile iç mekan aydınlatılmıştır. Taş mihrabı mukarnas kavsaralı olan caminin ahşap minberi oldukça sade olup süsleme öğesi bulunmamaktadır. Kuzeybatı köşesinde yer alan ahşap minare ise sac ile kaplanmıştır. Yapının doğu duvarında bir çeşmesi avlusunda ise haziresi vardır. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

KÖSE ÖMER AĞA CAMİİ;
Köse Ömer Ağa Mahallesinde, Mahallebaşı Caddesi üzerinde yer alır.
Cami giriş kapısı üzerinde dört satırlık sekiz kartuş içerisine alınmış mermer kitabe bulunmaktadır. 1171 M. yılında Hacı Ömer Ağa tarafından yaptırılan bu caminin yerinde babası tarafından yaptırılmış küçük bir mescit bulunuyordu. Anılan tarihte bu mescit yıkılarak yerine şimdiki cami yaptırılmıştır. Kitabe 1185 H. yılını vermektedir. Hacı Ömer Ağa’nın oğlu Faik Osman 1219 H. tarihli vakfiye ile babasının yaptırdığı camiye bazı gelirler vakfetmiştir.
Cami kare planlı dört ahşap destekli ve düz tavanlı camiler grubundandır. Cami kesme taş malzeme ile yapılmış olup dört yönde eğimli çatıyla kapatılmıştır.
Caminin dış cephesi kuzey ve güney yönlerinde dikdörtgen ikişer, doğu ve batı yönlerinde ise biraz daha üst seviyede olmak üzere yine ikişer pencere ile aydınlatılmaktadır. Dış cephede ahşap hatıllar kullanılmıştır. Doğu ve batıdaki pencerelerin yanında mazgal tarzda birer pencere daha bulunmaktadır.
Caminin kuzey cephesinde yer alan son cemaat yeri yapıya sonradan eklenmiştir. Orjinalinde yedi ahşap direğe oturan son cemaat yeri geçirdiği onarım nedeni ile tamamen değişmiştir.
Giriş kapısı sivri kemer kavsaralı ve köşelerde sütunceler ile verilmiştir. Sütuncelerin başlıkları bitkisel bezemelidir. Kapıda yer alan kitabe giriş kemerinin tam üstünde orta kısma konulmuştur.
Mihrap güney duvarda yer almakta olup mukarnas kavsaralıdır. Mihrap dıştan basit silmelerle çevrelenmiştir. Mihrabın iç kısmına boya ile perde motifi işlenmiştir. Köşedeki sütuncelerin başlıkları da dışa taşıntılı ve bitkisel motiflidir.
Caminin minberi orijinal değildir.
Cami iç mekanda ortada, dört ayak üzerine oturtulan kare bir alan oluşturulmuş.
Mahfil kuzey duvarda yer almakta ve sekiz ahşap direk üzerinde taşınmaktadır.
Minare caminin kuzeybatı köşesinde yer almakta olup kare kaideli, silindirik gövdelidir. Minare tuğladan yapılmış olup kesme taştan yapılan şerefenin alt kısmı iki kaval silme ile çevrilmiştir.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

KURŞUNLU CAMİİ (FEYZİYE CAMİİ);
Yeri: İç kalenin eteklerinde kuzeybatı tarafında Kurşunlu Camii Sokağında yer almaktadır
Tarihçe: Külliyenin tarihini ve banisini belirten tek kitabe cami giriş kapısı üzerinde bulunur. Ahşap kapının kilit geçirilecek demirine yerleştirilen dört satırlık kitabeye göre Şeyhülislam Feyzullah Efendi tarafından H 1112/ M 1700-1701 yılında yaptırılmıştır. Cami son olarak 2005-2006 yılında Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Eğimli bir arazide kuzey-güney doğrultusunda uzanan küçük bir külliye şeklinde ele alınan yapı topluluğudur.Kuzeydeki avlu girişinden itibaren içeri girildiğinde batıda orijinal abdest alma yerleri ve tuvaletler yer almaktadır. Birkaç basamakla çıkılan ikinci kademede cami ve medrese odaları bulunmaktadır.
Cami, kare planlı ve tek kubbeli camiler gurubundadır. Caminin önünde üç gözlü son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yeri tonozlarla örtülü olup, sivri kemerlerle birbirine bağlanan mukarnas başlıklı dört taş sütun tarafından taşınmaktadır.
Düzgün kesme taştan inşa edilen caminin dört yönünde de dikdörtgen açıklıklı pencerelere yer verilmiştir. beden duvarlarının üst kısımlarında çatıya geçişte bir sıra silme bulunmaktadır. Kubbenin oturduğu sekizgen kasnakta yuvarlak kemerli altı küçük pencere vardır.
Dışa hafif taşıntılı olarak yapılan sivri kemerli cami giriş kapısı, üç yönden silmelerle çevrelenmiştir. Kavsara kemeri köşelerde zartipi başlıklı sütuncelere oturmaktadır. Kemer içinde görülen kitabe yeri boştur.
Caminin ahşap kapı kanatları üzerinde aplike tarzında bitkisel bezemeli madeni plakalar mevcuttur. Kapının kilidi üzerinde yer alan yapım kitabesi maden üzerine işlenmesi ile farklılık gösterir. Ayrıca kapı üzerinde içleri yıldız süslemeli üç sıra halinde küçük metal madalyonlar dikkat çekmektedir.
Minare, kare kaideli ve silindirik gövdeli olarak kesme taştan yapılmıştır. Kuzeybatı köşede yer alan minareye çıkış, girişin sağındaki pencere içerisinden sağlanmaktadır. İki renkli taş işçiliği gösteren minarenin, şerefe altında üç sıra mukarnas dizisine yer verilmiştir.
Caminin içerisinde köşelerdeki tromplarla kubbeye geçiş sağlanmıştır. Mahfil, altı ahşap sütun tarafından taşınmaktadır. Mahfile çıkış minare çıkılan pencere içerisinden sağlanmaktadır.
Bezemesiz iki silmenin belirlediği mihrap, mukarnas kavsaralı olup, beşgen kenarlıdır. Mihrap nişi iki yanda sütuncelerle sınırlandırılmıştır. Sütunce başlıkları bezemesizdir.
Mihrabın sağında yer alan minber ahşaptan yapılmış olup özelliksizdir. Caminin içerisinde kubbe, kubbe eteği ve trompların içerisinde sonradan yenilenen kalemişi süslemeler bulunmaktadır.

MAHMUDİYE CAMİİ;
Erzurum Kırmacı Mahallesinde, Mahmudiye Sokakta yer alır. Yapının inşaa kitabesi bulunmaz. Mahkeme-i Şer’iyye kayıtlarına göre 1842 yılında Hacı İbrahim Ağa tarafından onarılmıştır. 1901 yılında ise Hacı İbrahim torunlarından İpçioğlu Hacı Muhittin Efendi tarafından ikinci kez onarım görmüştür. Bu camii de Erzurumda bulunan Osmanlı dönemi ahşap direkli ve düz tavanlı camilerdendir. Tavanı dört ahşap direk taşımaktadır. Caminin içerisi batıda açılan iki büyük bir küçük pencere ile mihrabın iki yanına açılan iki küçük pencere ile aydınlatılır. Son cemaat yerinin kuzeyinde girişi bulunmakta olup girişin üzerine ahşap bir mahfil yapılmıştır. Son cemaat yerinin kuzeybatısındaki ahşap minare de sac ile kapatılmıştır. Mihrap kesme taştan yapılmıştır. Minber ise ahşaptan olup sanatsal bir özellik taşımamaktadır. Yapı ayrıca son zamanlarda geçirmiş olduğu onarımlarla büyük ölçüde değişikliğe uğramıştır. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

MEHDİ EFENDİ CAMİİ (SIVIRCIK CAMİİ);
Mehdi Efendi Mahallesinde bulunmaktadır.
Yapının kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Yapım özellikleri bakımından XVIII. yüzyıla tarihlendirilmektedir. 
Caminin giriş kapısı üzerinde iki onarım kitabesi bulunmaktadır. Üstte yer alan 4 satırlık mermer kitabe nesih hatla yazılmıştır. Bu kitabeye göre cami 1795 M. yılında Hacı Mahmut tarafından tamir ettirilmiştir.
Cami ahşap direkli ve düz tavanlı cami grubundadır. Üst örtünün doğu-batı doğrultusunda atılan ahşap kirişleri sekizgen kesitli sütunlar tarafından taşınmaktadır. Yapının girişi kuzeyinde yer almaktadır.
Camide aydınlatma dört yönde de bulunan toplam on iki pencere ile sağlanmıştır.
Dört ahşap sütun tarafından taşınan mahfil, kuzeyde girişin hemen üstünde yer almaktadır.
Caminin güney duvarında yer alan Mukarnas kavsaralı mihrap kesme taştan yapılmıştır.
Caminin güneybatı köşesinde yer alan ahşap minber, Erzurum’un diğer camilerine göre farklılık göstermektedir.
Kuzeybatıda yer alan minare kare kaideli ve silindirik gövdelidir. Tek şerefeli olan minarenin kaide ve şerefesi taş, gövdesi ise tuğladan inşa edilmiştir. Minareye çıkış cami içerisinden sağlanmaktadır.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

MOLLA KAYA CAMİİ;
Erzurum Yoncalık Mahallesinde bulunmaktadır. Üzerindeki levhaya göre1753 yılında yaptırılmış olan camii ahşap direkli ahşap tavanlı camiler grubundandır. Geçirmiş olduğu onarımlar neticesinde çeşitli değişikliklere uğramıştır. Kareye yakın küçük ölçülerle yapılmış üzerini örten ahşap tavanı sadedir. Tavan güney yönde bağımsız iki, kuzey yönde ahşap mahfille birleştirilen dört ahşap sütunla taşınmaktadır. Onarımlar sonrasında dört cephesi de tamamen sıvanmış yapının dış cephesi yenilenmiştir. İç mekandaki duvarlar ise yarısına kadar çiniyle süslenmiştir. Mihrap ve minberde de çini malzeme kullanılmıştır. Doğu ve güney yönden açılan ikişer pencereyle iç mekanın aydınlatılması sağlanmıştır. Giriş son cemaat yerinin güneyindeki kapıyla sağlanmakta ahşap mahfili de girişin üzerinde yer almaktadır. Yine kuzeybatı köşesinde bulunan sacla kapatılmış minare ahşaptan yapılmadır. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

MURAT RAŞA CAMİİ;
Yeri: Erzincan Kapıda, Murat Paşa Mahallesinde, İlhanlı dönemine ait Ahmediye Medresesinin batısında yer alır.
Tarihçe: Külliye tarzında inşa edilmiş olan caminin kitabesine göre Sultan II. Selim Hanı’ ın paşalarından Kuyucu Murat Paşa tarafından H-981/M-1573 tarihinde yaptırılmıştır. Sülüs hatla yazılmış olan kitabe. 0.58 x 1.05 m. ölçülerinde olup, caminin giriş kapısının üzerinde yer almkatadır. Cami son olarak 2005-2006 yılında Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Kare planlı olan cami tek kubbe ile örtülüdür. Harim kısmı tek kubbe ile örtülmüş, kubbeye geçiş tromplarla sağlanmıştır. Caminin kuzeyindeki son cemaat yeri beş gözlüdür. Caminin önündeki beş gözlü son cemaat yeri birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanan altı sütunun taşıdığı beş kubbe ile örtülüdür. Son cemaat yerinin doğu ve batı ucundaki iki kubbeli mekan, caminin cephesinden dışa taşmaktadır. Son cemaat yerindeki mukarnas başlıklı sütunlar, sivri kemerlerle birbirine bağlanmaktadır. Kubbelerin iç kısımlarında bitkisel motifli kalem işi tarzında süslemeler bulunmaktadır.
Üç dilimli kemerle taçlandırılan cami kapısı, iç ve dış bükey silmelerle sınırlandırılmıştır. Girişin iki yanında sütunceler bulunmaktadır. Asıl giriş kapısı basık kemerlidir.
Caminin kuzey cephesinde alt kısımda iki sivri kemer alınlıklı, güney cephesinde alt kısımda iki sivri kemer alınlıklı ve üst kısımlarda yuvar kemer alınlıklı iki penceresi vardır. Doğu ve batı cephelerde altta sivri kemer alınlıklı üçer, üst kısımlarda ise birer yuvarlak pencere görülmektedir. Kuzey cephedeki pencere alınlıklarında alçı boya üzerine yapılmış yazı kuşağı mevcuttur. Ayrıca kubbe, tromp ve kemerlerde alçı üzerine boya ile yapılmış bitkisel bezemelere yer verilmiştir. Kubbe eteğinde Allah’ ın isimleri, kubbe göbeğinde ise ayet yazılmıştır. Murat Paşa Camii yazıları İsmail Gürcan'a aittir.
Cami harim kısmının kuzeyinde sütunlara oturan mahfil bulunmaktadır. İç bükey silmeyle sınırlandırılan ve taştan yapılan mihrap, beş köşeli mukarnas kavsaralıdır. Minber ahşaptan yapılmış olup, geometrik bezemelidir. Caminin 1928'de yıkılan minaresinin yerine bugünkü kare kaideli, sekizgen gövdeli, tek şerefeli ve kesme taş malzemeli minare yapılmıştır. Bu minareden dolayı camiye ayrı bir minare yapılmamıştır.
Caminin güney, batı ve doğusu hazire olarak düzenlenmiş, batısında baldaken tarzında Ane Hatuna ait bir türbe bulunmaktadır. Külliyenin hamam yapısı caminin sokak aşırı güneyindedir.

NARMANLI CAMİİ;

Yeri: Tebriz Kapıda, Narmanlı Mahallesinde bulunmaktadır
Tarihçe: Narmanlı camii, giriş kapısının üstünde yer alan 0.40 x 0.50 m. boyutlarında talik hatla yazılan dört satırlık mermer kitabeye göre 1151 H.-1738 M. yılında Narmanlı Hacı Yusuf tarafından inşa ettirilmiştir. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Kare planlı, tek kubbeli bir plan özelliği göstermektedir. İç mekanda kubbeye geçişler tromplarla sağlanmıştır. Caminin doğu, batı ve kuzeyinde üç, güneyinde iki pencere açılmıştır. Caminin kuzeyinde sivri kemerlerle birbirine bağlanan altı sütun tarafından taşınan ve üzeri kubbelerle örtülü beş gözlü son cemaat yeri mevcuttur. Camii içerisinde ahşap bir mahfile yer verilmiştir. Mihrap, kesme taştan mukarsnas kavsaralı olarak yapılmış olup, sade bir düzenlemeye sahiptir. Mihrabın sağında sade olarak yapılmış ahşap minber yer almaktadır. Caminin kuzeybatı köşesindeki beden duvarları üzerinden yükselen minare, kesme taş malzemeden yapılmış olup, kare kaideli ve silindirik gövdelidir.
Cami büyük boyutlu kesme taş malzeme ile inşa edilmiş, kaliteli bir işçilik yansıtmaktadır. Caminin kuzeybatısında sivri kemerli, iki gözlü, tarihi bir çeşme yer almaktadır. Ayrıca caminin güney ve doğusunda hazire oluşturulmuş olup, yaklaşık 50 m. güneyinde AhibabaTürbesi yer alır.

PERVİZOĞLU CAMİİ;
Yeri: Ayaz Paşa Mahallesinde Rüstem Paşa Bedesteninin (Taş Hanın) doğusunda yer almaktadır.
Tarihçe: Herhangi bir kitabesi olmayan caminin 1128 H.-1 715 M. tarihli vakfiyesinden dolayı Pervizoğlu Hacı Mehmet tarafından inşa edildiği kabul edilmektedir. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Kare planlı, tek kubbeli camiler grubundadır. Kuzey cephedeki üç gözlü son cemaat yerinin üzeri kubelerle örtülüdür. İç mekandaki kare alan, tromplar üzerine oturtulmuş kubbeyle örtülmüştür. Dört yönde tromplar arasında sivri sağır kemerlere yer verilmiştir. Kuzey cephedeki giriş kapısı düz atkıtaşlı olup sade bir düzenlemeye sahiptir.
Caminin kuzey cephesinde iki, doğu ve batı cephesinde altlı üstlü ikişer, güney cephesinde ise mihrabın iki yanında birer olmak üzere toplam sekiz pencere ile iç mekanı aydınlatılmaktadır. Caminin taş mihrabı mukarnas kavsaralı ve sade bir düzenlemeye sahiptir.
Minber orijinal olup, oldukça sadedir. Kuzey batı köşede cami beden duvarları üzerindeki minare, silindirik gövdeli taş malzemelidir. Cami beden duvarlarında kesme taş, kubbe ve tromplarda tuğla kullanılmıştır. Caminin doğusunda L şeklinde yerleştirilmiş medrese odalarıyla Pervizoğlu Medresesi yer alır.

ŞAFİİLER (ŞABAKHANE) CAMİİ;

Taş Mağazalar Caddesi üzerinde, Şabakhane çeşmelerinin üstünde yer almakta olup fevkani cami özelliğinde olan Erzurum’un tek camisidir. Hakkında fazla bir bilgi bulunmamaktadır. Camii dam örtülü olup mimari bir değer taşımamaktadır. Vakfiyesinden 18. Yüzyılın ilk çeyreğinde Hacı Muhammed tarafından yaptırıldığı anlaşılmıştır. Dört ahşap direkli ahşap tavanlı camiler grubuna giren yapı mescid olarak yaptırılmış olup sivri kemerli 6 gözlü Şabakhane Çeşmeler grubu üzerinde yer almaktadır. Düz ahşap tavanın orta bölümü yükseltilmiştir. Basamaklarla çıkılan basit girişi doğu cephede yer almakta kuzey cephede bulunan son cemaat yerine açılmaktadır. Son cemaat yeri olarak değerlendirilen bölümden ise ikinci bir kapıyla ana mekana (harim) girilmektedir. Ana mekan kuzey, doğu ve batı cephede açılan pencerelerle aydınlatılmıştır. Mahfili ahşaptan, kademeli kavsaralarla yapılan mihrabı taştandır. Ahşap minber ise sonradan yenilenmiştir. Caminin doğu duvarında beden duvarını geçmeyen çok kısa yapılmış minaresi köşk minare niteliğinde olup ahşaptan yapılmıştır. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

ŞEYHLER CAMİİ;
Yeri: Şeyhler Mahal
lesinde bulunmaktadır.
Tarihçe: Yapım tarihiyle ilgili kitabesi olmayan Caminin tarihçesi hakkında iki kayıt bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, vakıf kayıtlarında Erzurum Müftüsü Habip Mehmet Efendi tarafından 1181 H.-1767 M. yaptırılmıştır. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Külliye şeklinde tasarlanmış olup, cami, medrese, hamam, ve çeşmeden oluşmaktadır. Şeyhler Camii Kare planlı tek kubbeli olup, Caminin harim kısmı köşelerde tromplara oturan yüksek bir kubbeyle kapatılmıştır. Kubbe dışta sekizgen kasnağa oturur.
Kuzey cephede kubbelerle örtülü üç gözlü son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yeri yüksek tutularak beden duvarlarının seviyesinin üzerine çıkmıştır. Son cemaat yerinin kubbeleri eğimli bir çatıyla kapatılmıştır. Basık kemerli olan giriş kapısı çift sivri kemerle çerçevelendirilmiştir. Kapının iki yanında sütuncelere yer verilmiştir. Caminin dört yanında da pencerelere yer verilmiştir.
Mihrap, taştan mukarnas kavsaralı olarak yapılmıştır. Mihrabın köşelerinde mukarnas başlıklı silindirik sütuncelere yer verilmiştir.
Mihraba bitişik konumdaki minber ahşaptan yapılmış olup, XX. yüzyıl eseridir. Minber basit düzenlemeli olup, işçilik oldukça yüzeyseldir.
Kare kaideli, silindirik gövdeli minare, kuzeybatı cephede yer almaktadır. Taştan yapılan minare beden duvarları üzerinde yükselmektedir. Gövdeden şerefeye geçişte mukarnas dizisine yer verilmiştir. Klasik Osmanlı mimari özelliklerini yansıtan minarenin kaidesinin güney yüzünde güneş saati mevcuttur. Kanber taşı üzerine işlenen saat, 0.85 m. yüksekliğinde 0.71 m. genişliğindedir. Saatin alt kısmında "Eser-i Fehim. Sene 1185" yazılıdır. H 1185 senesi M 1771 senesine tekabül etmektedir.

TAHTA CAMİİ;
Yukarı Hasani Basri Mahallesinde yer almaktadır.
Giriş kapısı üzerinde bulunan beş satırlık Türkçe kitabeye göre 1738 M. tarihinde Hacı Ebubekir tarafından onarım görmüştür. Yapım tarihi kesin bilinmemektedir.
Dikdörtgen planlı olan yapı, ahşap destekli camiler grubundandır. Cami tavanı ahşap verilmiştir. Yapıda taşıyıcı olarak iki ahşap direk kullanılmıştır. Yapının girişi kuzey cephede bulunmakta olup sade düzenlemeye sahiptir. Kemerli giriş kapısının iki yanında birer sütunce bulunmaktadır.
Caminin kuzeyde bulunan girişinin üstünde ahşap direklerle taşınan mahfil bulunmaktadır. Mihrabı kesme taştan olup mukarnas kavsaralıdır. Mihrabın iki yanında sütunce yer alır. Minber ise ahşaptan yapılmış olup sadedir.
Caminin son cemaatyeri günümüzde camekanla kapatılmıştır.
Caminin minaresi kuzeybatı köşede yer almaktadır. Minareye giriş cami içerisinden olup ahşap gövdeye sahiptir. Minare sac kaplıdır.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

TAŞ (KARAKULLUKÇU- AŞAĞI HASAN-I BASRI) CAMİİ;
Aşağı Hasanibasri (Gavurboğan) Mahallesinde Palandöken Caddesi üzerinde yer almaktadır.
Cami giriş kapısı üzerinde mermer kitabe yer almaktadır.
Önceleri bu caminin yerinde Karakullukçu Ömer Ağanın yaptırdığı bir cami bulunuyordu. 1905 M. yılında harap olan bu cami, Erzurumlu Hacı Cuma Zade Hacı Mehmet Efendi tarafından tamamen yıkılarak yerine Taş Cami inşa ettirilmiştir.
Taş Cami dikdörtgen planlı, dört ahşap destekli camiler grubundandır. Dört ahşap desteğin üzerine oturan ahşap tavan oturtulmuştur. Taşıyıcıların arası yükseltilerek ikinci bir kademe oluşturulmuştur. Taşıyıcıların eteğine ve orta kısmına ayet kitabeleri yazılmıştır.
Caminin iç kısmı her yönden açılan pencereler ile aydınlatılmıştır.
Son cemaat yeri yapının kuzeyinde yer almaktadır. Üzeri ahşap tavanlı olup onarım geçirmiş ve camekanla kapatılmıştır.
Caminin sivri kemerli girişinin kavsarasında inşa kitabesi bulunmaktadır. Girişin hemen üzerinde ise camiye merdivenle çıkılan mahfile yer verilmiştir.
Beş yüzeyli kesme taş mukarnas kavsaralıdır. Mihrabın yanlarında sütunca yer almaktadır. Caminin minberi ahşap verilmiştir.
Caminin minaresi kuzeybatı köşede yer almakla beraber taş kaideli ve silindirik tuğla gövdelidir.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

TEPSİ MİNARE-SAAT KULESİ;
Yeri: Minare, Kale Mescidinin batısına ve iç kalenin güneybatı köşesine yerleştirilmiştir. Mescidin minaresi kalenin gözetleme kulesi olarak da kullanılmıştır
Tarihçesi: Minarenin gövdesinin üst kısımlarında yer alan Saltuklu Dönemine ait kufi kitabeye göre Saltuklu Beyliği hükümdarı Emir Muzaffer Gazi döneminde (1124-1132) yaptırılmıştır. Minarenin gövdesine yerleştirilmiş olan kûfi harflerle yazılmış kitabede "İkbal (devlet ve saadet), dinin ışığı İslam'ın kutbu, devletin yardımcısı, milletin zahiri, arkası, meliklerin ve emirlerin güneşi Ebul Kasımoğlu Ebul Muzaffer Gazi İnanç Biygu AlpTuğrul Bey içindir’’ ibaresi mevcuttur. Kitabenin tarih kısmı Abdülhamit Han döneminde minareye saat yerleştirilirken tahrip olmuştur. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Minare kare kaideli, silindirik gövdeli bir forma sahip olup, kaide kısmı kesme taş malzeme ile yapılmıştır. Minarenin kaidesi sur seviyesine kadar yükselmektedir. Minarenin kaidesinde surdan itibaren atlamalı olarak üç sıra kırmızı, iki sıra beyaz kesme taştan yapılmıştır. Minarenin, tuğladan yapılan silindirik gövdesi ise alttan yukarı doğru daralarak devam eden özellik göstermektedir.
Minarenin kapısı iç kaleye açılmaktadır. Düz atkıtaşlı ve sivri kemerli alınlığa sahip olan kapının alınlık kısmında ise kazayağı motifine yer verilmiştir. Minarenin tuğladan yapılmış olan gövdesinde sepet örgü motiflerine yer verilmiştir. Şerefeye yakın kısımda ise kufi kitabe kuşağına yer verilmiştir. Kitabe beyaz renkli taş zemin üzerine tuğla malzeme ile kûfi hatlı olarak yazılmıştır. Kitabe kuşağının üzerinde tuğlaların tam ve yarım baklava şeklinde dizilerek kullanılmasıyla gövde hareketlendirilmiştir. Barok özellikler yansıtan şerefe kısmı XIX. Yüzyılda yapılmıştır. Şerefe kısmı, yuvarlak kemer gözleriyle cepheye açılan altıgen olarak baldaken formunda ve ahşap bir kubbe örtülmüştür. Yuvarlak kemerleri taşıyan sütun başlıkları oldukça plastik tarzda ele alınmıştır. Başlıklar üzerinde kırık hatlı çatı kornişi dolanmaktadır. Bu bölümün üzerinde kurşun kaplı çatı bulunmaktadır.
Minare uzun yıllar gözetleme kulesi olarak da görev yapmış olup, şerefeden yukarısı yıkıldıktan sonra kesik kule ismiyle de anılmıştır. Kule olarak kullanıldığı zamanlarda gözetleme köşkünün top mermileri ile yıkılması sonucu kitabenin üzerindeki kısım tepsi gibi görüntüye sahip olmuş ve ezanda burada okunduğu için halk tarafından tepsi minare ismini de almıştır.
Bazı kaynaklarda belirtildiği üzere, minarenin üzerine ilk defa XVIII. Yüzyılda saat konulmuş olup, bu saat çok geçmeden bozulmuş ve 1828-29 daki Osmanlı Rus savaşından sonra Ruslar tarafından Tiflis’e götürülmüştür. 1882 yılında Erzurum Belediyesince Avrupa’dan 250 kıymetinde büyük bir çanlı saat alınmasına karar verildiği ve bu saatin Avrupa’dan Erzurum’a nakli için 60 altın, saatin yerine konulması için ise 11.000 kuruş harcanmıştır.
İlk saatin 1829 Ruslar tarafından sökülerek Tiflise götürülmüş ve yerine ise 1882 tarihinde yeniden saat konulmuştur.

VANİ EFENDİ CAMİİ (KEL HACI CAMİİ);
Yeri: Erzincan Kapının güneyinde Vani Efendi Mahallesinde bulunmaktadır.
Tarihçe: İnşa kitabesi bulunmayan caminin Erzurum Müftülerinden Vanlı Mehmet Efendi tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Caminin minaresi ise ‘‘Kelhacı’’ namında bir hayırsever tarafından yaptırılmıştır. Kaynaklara göre Vanlı Mehmet Efendinin 1685 yılında vefat ettiği tarih dikkate alındığında caminin 17. Yüzyılın ikinci yarısında yaptırıldığı düşünülmektedir. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.
Plan ve Mimari Özellikleri: Cami kare planlı ve tek kubbelidir. Caminin son cemaat yeri üç sütun tarafından taşınan iki gözlü bir düzenlemeye sahiptir. Son cemaat yeri, sivri kemerlerle bağlanan mukarnas başlıklı üç sütuna oturan pandantif geçişlere sahip kubbelerle örtülmüştür. içleri sonradan yenilenerek kalemişleri ile bezenen bu kubbeler dıştan yüksek sekizgen kasnaklara oturtulmuş olup, ana kubbe ile paralellik göstermektedir. Giriş kapısı kuzey doğuya çekilerek eksenden kaydırılmıştır. Kapı, dikdörtgen bir prizma içine alınmış olup, içe doğru yapılan silmelere yer verilmiştir. Son cemaat yerinde girişin yanında sivri kemer alınlıklı tek pencereye yer verilmiştir. Camide, doğuda üç, güney ve batıdaki iki pencere bulunmaktadır. Dış cephede kubbe kasnağı yüksek tutulmuştur. Kasnağın üç yönünde yuvarlak kemerli, alçı şebekeli pencereler açılmıştır. Beden duvarlarında yer verilen kaval silmeler sekizgen kubbe kasnağını da dolanmaktadır. Cami içersindeki kare alan, pandantiflerle geçilen kubbe ile örtülmüştür.
Bir silme ile çerçevelenen taş mihrap, mukarnas kavsaralıdır. Nişin iki yanında sütuncelere yer verilmiştir. Bezelemeli sütunce başlıklarına sahip mihrabın taç kısmında lotus ve palmetlere yer verilmiştir.
Orijinal olmayan minber güneybatı köşede yer almaktadır. Caminin kuzey duvarındaki mahfil de son dönemde yenilenmiştir.
Son cemaat yerinin kuzeybatısında yer alan minare taş kaide üzerine tuğladan silindirik gövdeli olarak yapılmıştır. Gövdenin orta kısmında tuğlaların farklı dizilmesi ile dekoratif bir kuşak meydana getirilmiştir. Minare kısa ve kalın tutulmuştur. Caminin beden duvarları kaliteli bir kesme taş işçiliği gösterir.

VEYİS EFENDİ CAMİİ;
Veyis Efendi Mahallesinde yer almaktadır.
Camide yaptıranı ve tarihini gösteren kitabeye rastlanmamıştır. Caminin 1701 M. tarihli bir vakfiyesi bulunmaktadır. Bu nedenle caminin bu tarihte yapılmış olduğu kabul edilir. İçerisinde Hattat İzzet’in 1801 M. tarihli bir levhası yer almaktadır.
Veyis Efendi Cami kare planlı ve dört ahşap destekli ve düz ahşap örtülü camiler grubundandır. Caminin duvarları taş malzeme ile yapılmış olup ahşap hatıllara da yer verilmiştir ve dıştan sıvanmıştır. Caminin girişi batı yöndedir. Üst kısımlarda küçük dikdörtgen pencereler yer almaktadır. Zaman zaman yapılan onarımlarla cami büyük ölçüde değişmiştir.
Caminin iç mekanı dört adet ahşap sütun ile taşınmaktadır.
Caminin ahşaptan yapılan minaresi kuzeybatı köşede yer alır. Minare sac ile kaplanmıştır.
Mihrap kesme taşlı ve mukarnas kavsaralıdır ve silmelerle çevrelenmiştir. Mukarnas kavsarası zar başlıklı sütunlar ile sınırlandırılmıştır.
Mihrabın yanında ahşap minder yer almaktadır.
Caminin tavanı ahşapla kaplanmış olup ortasında kare formlu göbek kısmı yer almaktadır. Bu kısımda madalyon yazı ve motiflerle bezenmiştir.
Girişin önünde mahfil yer almaktadır.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

YEĞENAĞA CAMİİ;
Erzurum yeğenağa Mahallesinde bulunmaktadır. Giriş kapısı üzerinde mermer bir kitabesi bulunmaktadır. Mermer kitabede 1661 yılında Yeğen Hacı Ahmet Ağa tarafından yaptırıldığı yazmaktadır. Cami içerisinde bulunan ikibakır şamdan üzerinde ise sülüs hatla yazılan metinde ise “Bu şamdanları Yeğen Hacı Ahmet Ağa Camiyi yaptırdıktan 22 sene sonra 1682 yılında vakfetmiştir.” yazmaktadır. Ahaşp tavanlı, direkli camiler grubuna giren camiyi aydınlatmak için girişin ve mihrabın iki yanına altlı üstlü ikişer pencere ile batı cephede açılan iki pencere kullanılmıştır. Yapının inşasında moloz taş taşlar arasında ise ahşap hatıllar kullanılmıştır. Kuzey cephede girişin önünde ahşap sütunların taşıdığı bir mahfili vardır. Mukarnas kavsarılı mihrabı taştan, minberi ise ahşaptan yapılmıştır. Kuzeybatı köşesindeki minaresi ise kare kaide üzerine kesme taş ile başlamış, üzerine tuğladan silindirik gövdesi oturtulmuştur. Şerefesi ise yine kesme taş ile sonlandırılmıştır. Yapının kuzeyinde, batısında ve güneyinde hazire alanları vardır. Hazire alanlarında özellikle camide görevli kişilerin mezarları yer alır. Doğu tarafında orijinal özelliklerini koruyarak günümüze gelmiş tuvaletler ve abdest alma yerleri vardır. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

YUKARI HABİP EFENDİ CAMİİ;
Yukarı Habip Efendi Mahallesinde Mektep Sokakta yer almakta olan caminin inşa tarihi 1702’dir. Küçük ölçülerle yapılmış camii plan olarak dikdörtgene yakın dört ahşap destekli düz ahşap tavanlı bir camii tipindedir. Giriş kuzeydedir son cemaat yeri de düz tavanlı olarak yapılmıştır. Caminin inşasında moloz taş malzeme kullanılmış girişin üzerinde yine ahşap destekli bir mahfil yer almıştır. Mahfile içeriden çıkılmaktadır. Kare planlı iç mekan doğu ve batı cephede bulunan pencerelerle aydınlatılmıştır. Tavanı taşıyan ahşap dört destek orta bölümde konumlanmıştır. Sade bir görünüm arz eden camide mihrap bölümü mukarnas kavsaralı olup kesme taş malzemeden yapılmıştır. Dikdörtgen kesitli mihrabın çevresine üzerine Kelime-i Tevhid yazan silmeler yerleştirilmiştir. Sanatsal bir özelliği olmayan minber ahşaptandır. Caminin kuzeybatı köşesinde yer alan ahşap minaresi de sac ile kaplanmıştır. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188/ 9.7.1976 A-98 tescil edilmiştir.

YUKARI MUMCU CAMİİ;
Yukarı Mumcu Mahallesinde yer alan caminin kitabesi bulunmamaktadır.1655 miladi tarihli vakfiyesinden Hacı Süleyman adlı bir hayırsever tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
Kare planlı cami ahşap destekli olup küçük ölçülerde ele alınmıştır. Caminin güney cephesinde çift, diğer cephelerde ise birer adet pencere açılmıştır.
Ortada yer alan kemerli giriş kapısı, kesme taştan yapılmış ve dışa taşırılmıştır. Kuzey cephede yer alan son cemaat yeri orijinal değildir ve sonradan ahşaptan yapılmıştır. Dört ahşap sütun tarafından taşınan iç mekan kare planlı ve ahşap örtülüdür. Orta kısım kırlangıç örtü ile yapılmış sonrasında düz tavan şeklinde sonlandırılmıştır. Tavanın ortasında yer alan süsleme sonraki dönemlerde eklenmiştir.
Kıble duvarındaki taş mihrap mukarnas kavsaralıdır ve perde motifi işlenmiştir. Bölge camilerden farklı olarak yapının mahfili iki katlıdır. Bu nedenle yapının çatısı da dik bir eğime sahiptir.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A.188 sayılı tescil kararı ile koruma altına alınmıştır.

ZEYNEL CAMİİ;
Erzurum Çortan Mahallesinde Kavaflar Çarşısı içerisinde bulunan caminin onarım kitabesine göre Namıkzade Hacı Zeynelabidin tarafından inşa edilmiştir. 1748 (H.1162) tarihinde Yazıcızade İbrahim Paşa tarafından onarılmıştır.cami kapısı üzerinde bulunan bu beş satırlık mermer kitabeyi Erzurum Müftüsü şair Hazik efendi hazırlamıştır. 2006 yılında erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından da onarılmıştır. Kare bir alanda kurulan cami ahşap dört destekle taşınan düz tavalı camilerdendir. İçerisini kuzey ve güney taraftan açılan pencereler aydınlatmaktadır. Son cemaat yeri altı ahşap sütun oluşturmuştur. Yuvarlak kemerli giriş kapısı üç tarafından dış bükey silmelerle sınırlandırılmıştır. Kemerin her iki tarafında dışa taşıntı yapan köşe sütunceleri yerleştirilmiştir.ahşap üst örtüsünü ortada bulunan dört ahşap sütun yine kuzeybetı köşesindeki ahşap mahfilini de ahşap sütunlar taşımaktadır. Mahfile çıkış son cemaat yerinden yapılır. Beş yüzeyli bir şekilde yapılan mihrabı mukarnas kavsaralıdır. Etrafını dış ve iç bükey silmeler çevrelemiştir. Mihrap nişinin iki yanına ise bezemeli başlıkları olan sütunceler yerleştirilmiştir. Sonradan yenilenen ahşap minber de mihrabın yanına konulmuştur. Caminin kuzeybatısında beden duvarları üzerinde yükselen minaresine çıkış son cemaat yerinden yapılır. Kare kaide üzerine oturan minarenin gövdeye geçişinde köşeleri düzleştirilmiş pahlanmıştır. Minarede tuğlaların farklı şekilde dizilmesiyle bezeme oluşturulmuştur. Şerefesinin altına üç sıra silme çubuk yerleştirilerek bezemesine katkı sağlanmıştır. Caminin önünde 1798 (H.1110) tarihli Zeynel Çeşmesi bulunmaktadır. GEEAYK tarafından 13.11.1976 A-188 tescil edilmiştir.

ERZURUM,AZİZİYE;
Ovacık Söğütlü Köyü Cami: Erzurum İli, Aziziye İlçesi, Ovacık Söğütlü Köyü’nde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 15.12.2011 tarih ve 79 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

ERZURUM ÇAT;
Bardakçı Köyü Camii; Erzurum İli, Çat İlçesi, Bardakçı Köyü’nde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 28.5.2009 tarih ve 1276 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Yavi Beldesi Camii; Erzurum İli, Çat İlçesi, Yavi Beldesi’nde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 24.12.2009 tarih ve 1527 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Yavi Beldesi Küçük Camii; Erzurum İli, Çat İlçesi, Yavi Beldesi’nde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 20.01.2010 tarih ve 1553 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Yarmak Köyü Camii; Erzurum İli, Çat İlçesi, Yarmak Köyü’nde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 21.02.2013 tarih ve 630 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Babaderesi Köyü Camii; Erzurum İli, Çat İlçesi, Babaderesi Köyü’nde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 21.02.2013 tarih ve 631 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Kızılca Mahallesi Camii; Erzurum İli, Çat İlçesi, Kızılca Mahallesi’nde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 21.02.2013 tarih ve 631 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

ERZURUM KARAYAZI;
Kuluhan Bey Cami: Erzurum ili, Karayazı İlçesi, Yukarı Söylemez Mahallesi’nde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 12.12.2014 tarih ve 1454 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Caminin kuzeydoğu köşesinde yer alan giriş kapısının yan tarafında bulunan yapım kitabesine göre, Cami 1892 tarihinde Kuluhan Bey tarafından yapılmıştır. Cami beden duvarları moloz taş malzemeden yığma şeklinde yapılmış, köşelerde ise kesme taş malzeme kullanılmıştır. Cami dikdörtgen planlı olup önünde son cemaat yeri bulunmaktadır. Caminin kuzeybatı köşesinde orijinal minaresi yer alır. Minare kare kaideli ve silindirik gövdelidir. Köydeki vatandaşlardan edinilen şifai bilgilere göre caminin minaresine yıldırım düşmesi sonucunda külah kısmında bir tahribatın olduğu belirtilmiştir. Caminin kuzey cephesinde olan orijinal giriş kapının yerine pencere yapılarak, giriş kapısı kuzeydoğu cepheden açılmıştır. Caminin taş mihrabı ve ahşap minberi sonradan boyanmıştır.

ERZURUM NARMAN;
Camii Kebir (Aslanpaşa Camii); Erzurum İli, Narman İlçesi, Camii Kebir Mahallesi’nde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 12.1.2001 tarih ve 1067 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Güvenlik Köyü Camii; Erzurum İli, Narman İlçesi, Güvenlik Köyü’nde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 26.3.2004 tarih ve 1509 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

ERZURUM İSPİR;
İspir Kale Mescidi: İspir Kalesi'nin, iç kale kısmında bulunan mescit, kalenin güney sur duvarına bitişik olarak inşa edilmiştir. Gayrı Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.3.1978 tarih ve A1003 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Mescidin yapım kitabesi bulunmadığından kesin yapım tarihi belli değildir. Ancak Erzurum Kale Mescidi ile olan benzerliklerinden dolayı, XII. yüzyılda Saltuklu döneminde yapıldığı düşünülmektedir. Yapının kitabesi olmamasına rağmen İ. H. Konyalı, Erzurum İç Kalesi'ndeki kale-mescit-minare kompleksi ile olan yakın benzerliği nedeniyle bunun bir Saltuklu eseri olduğunu, hatta Erzurum iç Kalesi’ni Mescidi’ni ve Kulesi’ni yaptıran inanç Beygu'nun bunu da yaptırmış olabileceğini ifade etmektedir.
Yapı dikdörtgen planlıdır. Giriş kapısı simetrik olarak cephenin ortasında değil, kuzey doğu köşesinde verilmiştir. Yapıya dikdörtgen çerçeveli, mukarnas kavsaralı sade bir kapı ile girilmektedir. Mescidin üst örtüsü dört bölüme ayrılmıştır. Mescidin doğu kısmı, doğu duvarına bitişik, doğudan ve batıdan mukarnas dizileri ile geçilen sekizgen köşeli içten kubbe, dıştan piramidal bir külahla örtülüdür. Piramidal külah yüksek kasnaklıdır. Kubbeye geçiş köşelerde mukarnas kavsaralı tromplarla sağlanmakta olup, Sekizgen kasnağın dört yönünde mazgal pencereler vardır. Mescidin batı kısmı daha geniş, kuzey ve güney kısımları dar sivri kemerli tonozla örtülüdür.
Mescidin güneyine bezemesiz, sade yuvarlak kemerli bir mihrap nişi ve mihrabın doğusuna bir mazgal pencere yerleştirilmiştir.
Mescidin güneybatı köşesinde minaresi bulunmakta olup, minareye giriş mescidin doğu duvarındaki merdiven basamaklarıyla ulaşılan çatıdan sağlanmaktadır. Minarenin mescidin yer seviyesinden itibaren yüksekliği 18.00 m’dir. Yapının minaresi farklı bir şekilde kale surları üzerinde yükselmektedir. Kalenin yarım daire şekilli burcu üzerinde yükselen taş gövdeli minare, dört katlı inşa edilmiştir. En altta temel görevi yapan moloz taşla örgülü silindirik kale burcu, onun üzerinde kesme taştan örülmüş altta mescidin üst örtüsüne kadar devam eden silindirik ve üstte ongen şekilde devam eden gövde kısmı yer alır. Ongen gövdenin üst kısmında, tuğladan yapılmış dışa taşkın şerefe, onun üstünde yuvarlak gövdeli kısa petek ve üstü yıkılmış durumda olan külah yer almaktadır. Şerefe korkulukları ve külahın bir kısmı yıkılmış durumdadır. Minarenin, Erzurum Kale Mescidi'nde olduğu gibi hem kalenin gözetleme kulesi hem de mescidin minaresi olarak yapıldığı düşünülmektedir.
Mescidin çatısında sekizgen kasnağın batısında, kuzeyden güneye doğru basamaklarla inilen bir çilehane bulunmaktadır. Bu mekan, mescidin batısındaki beşik tonozlu örtünün üzerinde yer almaktadır. Bu mekânın benzerine başka hiçbir kale mescidinde rastlanılmamıştır. Beşik tonoz örtülü bu mekânın ne için yaptırıldığı tam olarak anlaşılamasa da burasının bir çilehane olabileceği düşünülmektedir.
1996-1997 yıllarında Kale duvarları ve dendanlarla birlikte Mescid de Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmiştir.
İspir Tuğrulşah (Çarşı) Camii; Tuğrul Şah Camii, Kalenin güneydoğusunda, çarşı içerisinde olması nedeniyle zamanla halk tarafından Çarşı Cami olarak da isimlendirilmiştir. Yapı, Gayrı Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.3.1978 tarih ve A1003 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Caminin yapım kitabesi 1965 yılında yapılan tamir sırasında kırılmış, kırılan parçaların yerine yerleştirilmesi düşünülürken kaybolmuştur. Bu nedenle yapının kitabesi bulunmamaktadır.
İlk kez “Abideleri ve Kitabeleriyle Erzurum Tarihi adlı kitabında” İbrahim Hakkı Konyalı tarafından okunan orijinal kitabeden yapının, 1200- 1225 yılları arasında Erzurum'da hükümdarlık yapan, Erzurum Selçuklu Hükümdarlığı'nın kurucusu Mugisüddin Tuğrul Şah zamanında Atabey Erdemşah tarafından yaptırıldığı anlaşılmıştır. Orijinal kitabenin metni, 1954 yılında Türkçe olarak Caminin kuzeyine eklenen düz dam örtülü son cemaat yerinin girişindeki mermer levha üzerine yazılmıştır.
Tuğrul Şah Camii, çeşitli dönemlerde yapılan onarım ve eklentilerle orijinal özelliklerini nisbeten kaybetmiştir. Bu onarımlardan birisi 1910 yılında Müftü Şaban Efendi tarafından yaptırılmıştır. Caminin üst örtüsü duvarlar zarar görmeden açılarak yenilenmiştir. 1954 yılında kuzey duvarı kaldırılarak, kuzeye doğru son cemaat yeri niteliğinde genişletilmiştir. 1962 yılında da caminin ve eklenen kısmın üzerine çatı konarak sacla kaplanmıştır. Yapının, yeri belirlenemeyen ahşap minaresi 1971 yılında kaldırılmış ve yerine Tercan taşından yapılmış bugünkü minare yaptırılmıştır. Caminin doğusuna aynı tarihte, betondan abdest alma yerleri ve tuvalet eklenmiştir.
2006-2007 yıllarında caminin kuzey ve doğusunda çevre düzenlemesi yapılarak kapı çevresini kuşatan bazı evler kaldırılmış, eriyen taşların yerine, yeni ve düzgün olanlar konulmuştur.
Orijinali dikdörtgen planlı, ahşap direkler üzerine oturan düz tavanlı ulu camiler düzeninde inşa edilmiş ve asıl ibadet mekânı altı ahşap direkle üç eşit sahna bölünmüştür. Sonradan yapılan düz tavan eklemesinde orta sahnın ikinci ve üçüncü sırasına kırlangıç kubbenin, diğer kısımlarda ise düz ahşap örtünün kullanıldığı görülür. Yapının kuzey duvarı kaldırılarak yapı kuzeye doğru genişletilmiştir. Kuzey kısma kadınlar mahfili eklenmiş ve bu kısmı da yine orijinal ahşap direklere benzeyen dört ahşap destek taşımaktadır. Kadınlar mahfiline kuzeydoğudan açılan bir kapıyla giriş sağlanmıştır.
Mihrap nişi güney cepheden, dışarıya yarım yuvarlak bir çıkıntı yapmakta, üzeri de beden duvarının yarı yüksekliğinde yarım konikal şekilde sonlandırılmıştır. İçerde kürsü, minber, mahfil gibi mimari elemanlar da orijinalliğini kaybetmiştir.
Caminin bugünkü girişi, doğudan ve batıdan sağlanmaktadır.
İspir Sultan Melik Mescidi; Sultan Melik Mescidi, Kadıoğlu Medresesi’nin batısında bulunmaktadır. Yapı, Gayrı Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.3.1978 tarih ve A1003 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Giriş kapısı kemeri üzerinde bulunan kitabenin zamanla tamamen aşınmış ve okunamaz durumda olması nedeniyle, mescidin kesin yapım tarihi belli değildir. İ. H. Konyalı, Mescidin Saltuklu hükümdarı Melikşah tarafından yaptırılmış olabileceğini belirtmektedir. 1200-1202 yılları arasında hüküm süren Melikşah’ın bu kadar kısa süre içerisinde bu eseri yaptırması mümkün kabul edilmemekle birlikte, bazı araştırmacılar tarafından bu görüş benimsenmiştir. Ancak “Şu Bizim İspir” adlı eserin yazarı olan M. Y. Çağlayan, Hacı Hulusi Efeoğlu adlı bir şahsın elinde bulunan bir fermandan hareketle yapıyı H.814 (M.1411) tarihine tarihlendirmektedir. Aynı yazar banisinin de Derviş Melik Halil adlı bir şahıs olduğunu ileri sürmekte ve bu şahsın burada bir zaviye yaptırmış olduğunu belirtmektedir.
Melik Halil Mescidi iç mekân tasarımı açısından XIII. yüzyıl mescitlerine benzemesine rağmen, son cemaat yerinin olmaması, XIII. yüzyıldan önce yaptırılmış olabileceğini akla getirmektedir.
Mescit, 1970 yılında meydana gelen bir sel baskını sonucu kısmen toprağa gömülmüş ve orijinal tuğla kubbesi büyük ölçüde tahrip olmuştur. Mescidin zarar gören kubbesinin yerine sonradan Hacı Hulusi Efeoğlu tarafından bugün ki ortasında aydınlatma feneri bulunan kırlangıç kubbe yaptırılmıştır.
Son dönemlerde çevresi tamamen kapanmış olan mescidin, yalnızca kapısı ve cephesinin bir kısmı görülebilmektedir. Mescid, kesme taştan yapılmış giriş kapısı dışında moloz taşla inşa edilmiştir. .
Kareye yakın planlı mescide basık kemerli dar bir kapıdan girilmektedir. Mevcut izler, orijinal tuğla kubbeye büyük üçgenlerle geçildiğini göstermektedir. Mescidin güney duvarında bezemesiz bir mihrap nişi bulunmaktadır. Kubbedeki aydınlatma feneri ve kuzeydeki kapı haricinde, yapının hiçbir açıklığı yoktur. Duvarlar tamamen penceresizdir.
İspir, Sırakonaklar Köyü Camii (Eski Kilise); İspir ilçe merkezine yaklaşık 85 km. kuzeydoğuda, İspir-Yusufeli sınırındaki köylerden biri olan Sırakonaklar (Hodiçor, Hodaçür) Köyü’nde, Cücebağı Mahallesi’nde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 13.2.1986 tarih ve 1873 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alına alınmıştır.
Kilise, 1964 yılında Mimar Ş.Kuru Mehmed’in yaptığı değişiklikle camiye çevrilmiştir.
Kesin yapım tarihi bilinmeyen kilisenin, hemen batısındaki mezarlık girişinin yanında, alınlıktan düştüğü anlaşılan ve aşırı derecede tahrip olmuş kitabeden seçilebilen harfler burada bir Ermeni mezarlığının varlığına dolayısıyla bir Ermeni yerleşmesine işaret etmektedir. Bu kitabeden hareketle yapının, Ermeniler tarafından inşa edilmiş olabileceği düşünülmektedir.
Yapının son derece düzgün kesme taş işçilikli mimarisi, özellikle de büyük boyutlu pencerelerin büyük blok taşlarla çerçeveli ve ampir üslupta alınlıklı formu, XIX. yüzyıl sonlarında Kars ve Ardahan’da inşa edilmiş Rus yapısı sivil mimarlık örneklerini akla getirdiği için, yapının XIX. Yüzyıl sonlarında inşa edilmiş veya onarılmış olabileceği de düşünülmektedir.
Yapının camiye çevrilmesiyle orijinal planı bozulmuş durumdadır. Apsis kısmındaki duvar payesi kalıntıları, iç mekanın üç nefli olarak düzenlendiğini göstermektedir. Batıda yer alan giriş bölümü, ikisi bağımsız, ikisi duvara birleşik ayakların taşıdığı, yuvarlak dört kemer üzerine oturan oval bir kubbeyle örtülmüştür. Girişten, 1964 yılında yapılan onarımla ahşap çatılı cami haline getirilen iç mekana girilir. Buradan yapının orijinal planını tespit etmek mümkün değildir. Yapının doğusunda, dışa taşkın, içten ve dıştan yarım yuvarlak planlı apsisten batıya doğru, yapının yarısında bir duvar çekilerek bu kısım imam lojmanı haline getirilmiştir. Doğu ve batıda hem kilise içine hem de dışarıya açıklığı bulunan yuvarlak planlı, kubbeyle örtülü bölümler bulunmaktadır. Bu bölümlerin boyut ve apsise uzaklık bakımından pastoforium hücresi olamayacakları, ancak kilisenin özel mahiyette girişleri olabilecekleri düşünülmektedir. Bu yuvarlak planlı bölümlerin, dışa taşkın giriş bölümü ve apsisin dışa taşıntısıyla denge sağlaması, dört kollu bir haç formu göstermektedir.
İçeriden kilise duvarlarının üst kısımlarındaki konsol izleri, orijinal üst örtünün beşik tonoz olduğunu göstermektedir. Yapı, cephelerde yer alan yuvarlak kemerlerin birbirine bağladığı duvar payeleri ve yuvarlak kemerli büyük boyutlu pencerelerle hareketli bir görünüm sergilemektedir. Yuvarlak kemerlerin kesişim noktalarında düzgün kesme taşlardan yapılmış birer haç motifine yer verilmiştir. Kalan izler, apsisin sağ ve sol üst köşesinde taştan, kalın silmelerle oluşturulan birer haç motifinin işlendiğini göstermektedir. Giriş bölümü ile yapı kütlesinin birleştiği noktalarda, aynı zamanda yuvarlak kemerlerin üzengi taşı başlangıcındaki küreler üzerinde kabartma olarak işlenmiş el motiflerine yer verildiği görülmektedir. Ana girişten geçtikten sonra sağda ve solda taştan birer kandillik bulunmaktadır. Kilise son derece düzgün, mermere yakın gri bir taşla inşa edilmiştir.
İspir Çamlıkaya Beldesi Camii; İspir Çamlıkaya Beldesi’nde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 23.02.2010 tarih ve 1594 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Yapı moloz taş malzemeyle inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı olan cami sökülerek yeniden eklemeler yapılmıştır. Köy halkından alınan bilgilere göre eski camiinin giriş kapısı ve üzerinde bulunan kitabe, mihrap ve minare günümüze orijinal biçimde ulaşmıştır. Caminin üst örtüsü dört beton direk üzerine oturmaktadır. Üst örtüsünün orta kısmı hafifçe yukarıya doğru kaldırılarak kubbeye benzetilmiş olup çatıyla kapatılmıştır. Caminin duvarlarında iki katlı pencere sırasına yer verilmiştir. Pencereler ahşaptan yapılmış, alt pencereler üst kısımdaki pencerelere göre daha büyük tutulmuştur. Yapıya giriş kuzeyden sağlanmaktadır. Giriş kapısı ahşap olup karşısında taş mihrap bulunmaktadır.
İspir Araköy Camii: İspir İlçesinin Araköy Köyü’nde Bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 15.6.2007 tarih ve 662 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
İspir, Çamlıyaka Beldesi, Başyurt Camii: Erzurum’un İspir İlçesi, Çamlıyaka Beldesi, eskiden köy olan Başyurt mahallesinde bulunmaktadır. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 26.5.2006 tarih ve 337 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

ERZURUM OLUR;
Çataksu Köyü Tavusker Camii; 
Camii, Erzurum ili, Olur İlçesindedir. Camii kare planlı olup; beden duvarları moloz taş malzemeli, duvar aralarında ise hatıllara yer verilmiştir. Caminin yanları açık son cemaat yeri dışta 6 adet direk, iç kısımda ise cami duvarları tarafından taşınmaktadır. Son cemaat yerinin batı tarafında sac malzemeli minaresi uzanmaktadır. Camiye giriş sivri kemer içerisine alınmış bir kapı ile sağlanmaktadır. Kemer içerisinde kitabesi yer almaktadır. Giriş kapısındaki kitabesine göre Hicri-1082/Miladi-1671 yılında Derviş Mehmet adlı bir şahıs tarafından yaptırılmıştır. Mihrap kısmı ahşaptandır. Caminin üst örtüsü ortada 4 ahşap direk ve yanlarda ise duvarlara oturmaktadır. Mihrap, mahfil, ahşap direkler ve tavanın orta kısmında kök boyadan bitkisel ve geometrik süslemeler yapılmıştır.
Çataksu Köyü Camii, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 28/06/2011 tarih ve 2329 sayılı kararı ile tescillenmiştir.

ERZURUM PASİNLER;
Emirşeyh Camii; Camii, Erzurum İli, Pasinler İlçesindedir. Kare plana sahip camii hafif meyilli bir arazi üzerine inşa edilmiştir. Duvarları, köşeleri kesme olmak üzere moloz taşlı, çamur harçlı ve dört sıra hatıllıdır. Kesme taştan yapılmış yeni bir minaresi vardır. Batı cephesinde yer alan girişinin önüne sonradan son cemaat yeri yapılmıştır. İbadet alanında ki sekizgen formlu ahşap kubbe 4 ahşap direk üzerine oturmaktadır. Mihrabı taş malzemeli, sonradan eklenen minberi ise ahşaptandır. Caminin ne zaman ve kimin tarafından yapıldığını gösteren bir belge bulunmamaktadır. Giriş kapısının üzerinde bulunan kitabeye göre Miladi 1896 yılında (Hicri 1314) Mustafa Baba ve Esat Efendi tarafından tamir edilmiştir.
Emir Şeyh Camii, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 27/12/2002 tarih ve 1310 sayılı kararı ile tescillenmiştir.
Sivaslı Hatun Camii; Camii, Erzurum İli, Pasinler İlçesindedir. Duvarları, köşeleri kesme olmak üzere diğer kısımlarda moloz taş malzeme kullanılmıştır. Caminin girişi kuzeyden ahşap bir kapıyla sağlanmaktadır. Girişin tam karşısında taş mihrabı bulunmaktadır. İbadet alanının üst örtüsü ortada 4 ahşap direkle taşınan sekizgen ahşap tavandan oluşmaktadır. Caminin kuzeybatı köşesinde minaresi uzanmaktadır. caminin kitabesine göre Sivaslı İbrahim Efendi tarafından 1389 (Hicri 791) yılında yaptırılmıştır. 1912 yılında Hacı Mehmet Zade Hacı Bey tarafından onarıldığı bilinmektedir.
Sivaslı Hatun Camii, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 27/12/2002 tarih ve 1311 sayılı kararı ile tescillenmiştir.
Ulu Camii; Günümüzde mevcut olmayan medrese ve zaviyesiyle külliye olarak inşa edilmiştir. Hafif eğimli bir yamaç üzerinde dikdörtgen planlıdır. Caminin son cemaat yerinden içeri girilen kapının üzerinde mermer yazıtta ki kitabesine göre yapılış tarihi Hicri-962/Miladi-1554 tarihidir. Son cemaat yerindeki diğer kitabede de Hicri-1251/Miladi-1835 yılında onarım gördüğü anlaşılmaktadır. Duvarları moloz taşlı, çamur harçlı ve hatıllıdır. İbadet alanının üzeri dikey uzanan ahşap sütunların taşıdığı yatay kirişler üzerine oturan ahşap düz bir çatı ile örtülüdür. Dış kısmında ise sac malzeme ile örtülü basık piramidal şekildedir. Minare kuzey ve batı duvarının kesiştiği köşede yer almaktadır. Mihrap nişi bitkisel motiflerle bezemelidir.
Ulu Camii, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 27/12/2002 tarih ve 1309 sayılı kararı ile tescillenmiştir.
Yeni Camii; Camii Kebir Mahallesinde bulunmaktadır. Duvarları moloz taşlı, çamur harçlı ve hatıllıdır. Ahşap düz tavan içeriden 4 ahşap direkle taşınmaktadır. Mihrabın iki yanında yer alan dikdörtgen iki pencere ile ibadet alanının aydınlatılması sağlanmıştır. Minare sarı kesme taş malzeme ile yenilenerek sonradan eklenmiştir. Giriş kapısı üzerinde kartuş içerisinde karşılıklı on satır beyitten Şair Vehbi Efendi tarafından yazılan kitabeden ilk caminin yıkılması üzerine Hacı Ahmed Ağa tarafında Hicri 1225-Miladi 1810 senesinde yeniden yapıldığı anlaşılmaktadır.
Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 27/12/2002 tarih ve 1312 sayılı kararı ile tescillenmiştir
Alvar Camii;  Camii kareye yakın bir plana sahip olup; köşelerde kesme taş malzeme ve diğer alanlarda moloz taş malzeme kullanılmıştır. Duvar araları ise ahşap hatıllıdır. Caminin kuzeybatı kısmında kesme taş malzemeli, tek şerefeli, sac külahlı minaresi bulunmaktadır. Caminin üzeri dört yana meyilli sac malzeme ile kaplıdır. İbadet alanında dört ahşap direk bulunmaktadır. Tavan ahşap malzemeli olup süslemelidir.
Erzurum Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu tarafından 02/06/2016 tarih ve 2175 sayılı karar ile tescillenmiştir.

ERZURUM PAZARYOLU
Merkez Camii; Tek kubbeli ve son cemaat mahalline sahip olan Camii, kesme taş malzemeli olup; üzeri sıva kaplıdır. Kubbe asıl ibadet alanında 4 sütunla desteklenmektedir. Mihrap ve minberi yenilenmiştir. Caminin harim kısmına giriş sağlayan kapının üzerinde ki kitabeye göre 19. yy’a tarihlenmektedir. Çatısı sac malzeme ile örtülmüştür.
Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 19/12/1990 tarih ve 282 sayılı kararı ile tescillenmiştir
Gülçimen Köyü Camii; Camii kare planlı olup; taş malzemeden inşa edilmiştir. Kuzey cepheden ahşap bir kapı ile içeriye giriş sağlanmaktadır. Mihrap taş malzemeli olup; sonradan boyanmıştır. Mihrapta süsleme ve yazıya yer verilmiştir. Minber ise ahşap malzemeli ve üzeri boyanmıştır. Üst örtü ahşap direkler üzerine oturmaktadır.
Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 14/05/2010 tarih ve 1962 sayılı kararı ile tescillenmiştir
Camii (Ambaralan Köyü)
Camii beden duvarlarında kesme taş malzeme kullanılmış olup; duvar aralarında hatıllara yer verilmiştir. Mazgal pencerelere sahiptir. Giriş kapısı demir malzemeli olup; bu açıklıktan sağında ve solunda mekanların (Kuran Kursu veya diğer ihtiyaçlar için) olduğu diğer bir açıklığa geçilmektedir. Harim kısmı zeminden yüksek olup; tavanı kırlangıç kubbe tarzındadır. Mihrap taş malzemeli ve kısmen boyalıdır. Mihrapta gülbezek, lale ve geometrik şekilli bezemeler bulunmaktadır. Mahfil ve minberi ise ahşap malzemelerdendir.
Erzurum Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu tarafından 27/11/2015 tarih ve 1911 sayılı karar ile tescillenmiştir
Camii (Karakoç Mahallesi̇)
Camii hafif meyilli bir alan üzerinde dikdörtgen planda inşa edilmiştir. Eğimden dolayı kuzey cephesinin büyük kısmı toprak altında kalmıştır. Güney ve batı cephe duvarlarının üzeri sarı renkli Bayburt taşından kaplanmış olup; bu taşların arası derzlenmiştir. Caminin tek şerefeli minaresi de Bayburt taşından yapılmıştır. Camiye giriş batı tarafından yuvarlak kemer içerisine alınmış ahşap (üzeri sonradan cilalanmış) bir kapı ile sağlanmaktadır. İbadet alanının üst örtüsü ahşap direkler üzerine orta kısımda bir büyük, mihrap önü kısmında biraz daha küçük kırlangıç örtüyle; yanlarda ise aynı ebatlarda iki kırlangıç örtü sistemiyle kapatılmıştır. Kırlangıç kubbelerden orta kısımda bulunan büyük kubbenin ortasında bitkisel ve geometrik süsleme; mihrap önü ve yan kısımlarda bulunan kubbelerde ise yıldız motif kullanılmıştır. Motifler yağlı boya ile farklı renklerde yapılmıştır. Mihrap alçı malzemeli minber ise ahşap malzemeden yakın zamanda yenilenmiştir. Caminin batı cephesi duvarı üzerinde demir bir levha üzerinde 1905 tarihi bulunmaktadır.
Erzurum Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu tarafından 29/01/2016 tarih ve 1984 sayılı karar ile tescillenmiştir
Camii (Kozlu Mahallesi̇)
Camii Erzurum İli, Pazaryolu İlçesi, Kozlu mahallesindedir. Caminin doğu duvarı üzerinde ki kitabesinde Hicri 1317 tarihi bulunmaktadır. Camii hafif meyilli bir alan üzerinde dikdörtgen planda inşa edilmiştir. Son cemaat alanına doğu cephesindeki bir açıklıkla girilmektedir. Son cemaat yerinden açılan bir kapıyla da harim kısmına geçilmektedir. Caminin mihrabı orijinal olup; üçgen alınlık içerisine alınan mihrap üzerinde oyma tekniğinde süslememeler mevcuttur.
Erzurum Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu tarafından 29/01/2016 tarih ve 1985 sayılı karar ile tescillenmiştir.

ERZURUM ŞENKAYA; 
Bardız Aslanpaşa Camii; 
Dıştan bir avlu ile çevrili camii kareye yakın planlı ve tek kubbelidir. Düzgün kesme taş malzemelidir. Üst örtü yarım küre şeklinde kurşun malzemelidir. Minare kuzey cephenin batı köşesindedir. Minarenin kaide kısmı tamamen kesme taş malzeme, yukarı kısmı ise tuğla malzemedendir.
1877-1878 Osmanlı Rus savaşında Rusların buraya yerleşmesi ile kilise haline dönüştürülen caminin kitabesine göre Sert Zade Molla Ali tarafından yaptırılan caminin banisi de Hassa silahşörlerinden bir şahıstır. Camii, Hicri-1161/Miladi-1748 yılları arasında yapılmıştır.
GEEAYK tarafından 10/03/1976 tarih ve A1003 sayılı karar ile tescillenmiştir.
Turnalı Köyü Camii;
Camii Erzurum İli, Şenkaya İlçesi, Turnalı Köyünde yer almaktadır. Köşelerde düzgün kesme taş malzeme, diğer kısımlarda ise bazalt taş kullanılmıştır. Taşların arasında kalın derz dolgusu vardır. Camiye giriş kuzey cephedendir. Harim kısmına girişte kapı üzerinde kemer içerisine alınmış ve dış silmelerde olmak üzere iki kitabesi bulunmaktadır. Kapı üzerinde yer alan kitabe Hicri 1285 tarihli; üstte yer alan ise Hicri 1150 (?) yada 1250 (?) tarihlidir. İbadet alanında ahşap direkler üzerine oturan düz ahşap tavan (ortada dörtgen göbek), mahfil, minber ve mihrap yağlı boyalıdır. Çatısı sac malzeme ile kaplıdır.
Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 01/07/2004 tarih ve 1532 sayılı kararı ile tescillenmiştir.
Camii; Camii Erzurum İli, Şenkaya İlçesi, Şenpınar mahallesindedir. Camii dikdörtgen planlı olup; kesme taş malzemeden inşa edilmiştir. Yuvarlak kemerli tek girişe sahiptir. Mihrap taş malzemeli ve üzeri boyanmıştır. Vaaz kürsüsü ahşaptandır. Caminin üst örtüsü sonradan ahşap malzemeyle çatı yapılarak yenilenmiştir..
Erzurum Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’nun 29/01/2015 tarih ve 1481 sayılı kararı ile tescillenmişti.

ERZURUM TEKMAN;
Camii (Toptepe Köyü);  Erzurum İli, Tekman İlçesi, Toptepe köyündedir. Camii kare planlı ve tek kubbelidir. Kesme taş malzeme ile beden duvarları inşa edilmiştir. Giriş kapısı üzerinde Hicri 1289 tarihli kitabesi bulunmaktadır. Kubbe yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan sekiz adet sütun üzerine oturmaktadır. Kuzey cephesinde son cemaat yeri; kuzeydoğu cephesinde ise sac minare sonradan camiye eklenmiştir. Sivri kemer içerisine alınmış taş mihrabı bulunmaktadır. Minberin köşk kısmı ise orijinaldir.
Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 11/07/2012 tarih ve 365 sayılı kararı ile tescillenmiştir.
Cami̇i̇ (Kirikhan Köyü); Erzurum İli, Tekman İlçesi, Toptepe köyündedir. Camii kare planlı ve tek kubbelidir. Kesme taş malzeme ile beden duvarları inşa edilmiştir. Caminin giriş kapısı üzerinde bulunan kitabe yerinden çıkarılmıştır. Camiye sonradan eklenen kuzey cephesindeki son cemaat yerinin girişi üzerinde 1892 tarihi bulunmaktadır. Sac minare ise kuzeydoğu köşededir. Kubbe yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan sekiz adet sütun üzerine oturmaktadır. Yuvarlak kemer içerisine alınmış niş şeklinde taş mihrabı bulunmaktadır.
Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 11/07/2012 tarih ve 366 sayılı karar ile tescillenmiştir.

ERZURUM UZUNDERE; 
Camii (Cevi̇zli̇ Köyü); Kare iç mekan, ortaya yerleştirilmiş 4 ahşap direkle taşınan ahşap düz tavanla örtülmüştür. Dış duvarları kalın derzli taş duvarlıdır. Orijinalinde ahşap olan minareye dokunulmayarak, güneybatı köşeye sonradan taş minare eklenmiştir. Üst örtüsü çatı şeklinde olup; caminin girişi önünde sütunlu bir kısım bulunmaktadır. Caminin kuzeyinde 93 Harbinde yaralanan askerlerin tedavileri esnasında şehit olan askerlerin defnedildiği alan bulunmaktadır.
Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 28/12/2002 tarih ve 1327 sayılı karar ile tescillenmiştir.
İnçer Camii; Kare planlı olan caminin giriş kapısı üzerindeki kitabede Hicri 1261 tarihi bulunmaktadır. Moloz taşla duvarlar inşa edilmiş olup; üst örtü düz ahşap tavan şeklindedir. İbadet alanına giriş kuzey cephenin merkezinde bulunan ahşap bir kapıyla sağlanmıştır. Kadınlar mahfili asıl ibadet alanının kuzeyindedir. Mihrap kısmı kesme taş malzemelidir. Yatay çizgilerle üç bölüme ayrılmıştır. Ahşap tavan ortada ahşap dört direkle desteklenmektedir. Tavan göbeği ise yükseltilerek renkli lale motiflerle zenginleştirilmiştir.
Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 16/07/2007 tarih ve 675 sayılı kararı ile tescillenmiştir.
Osman Efendi̇ Camii; Uzundere İlçesi Sapaca köyündedir. Camini avlu kısmına güney cepheden açılmış bir kapı ile girilmektedir. Avludan dikdörtgen planlı son cemaat yerine buradan da harim kısmına geçilmektedir. Son cemaat yerinden harim kısmına geçişin olgu girişin üzerinde taş kitabe bulunmaktadır. Dikdörtgen formdaki kitabenin üzerinde baklava motiflerinin ortasında Hicri 1204 tarihi yazılıdır. İbadet alanının üst örtüsü ortada iki direk üzerine yanlarda ise beden duvarları üzerine oturmaktadır. Minber ahşap malzemeli ve aynalık kısmında dikdörtgen panolar korkuluk kısmında ise geometrik panolar bulunmaktadır. Minare sac malzemeli ve caminin doğu cephesine yerleştirilmiştir.
Erzurum Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’nun 20/02/2015 tarih ve 1558 sayılı kararı ile tescillenmiştir
Camii; Uzundere İlçesi, Dikyar Mahallesi, Aşağı mevkidedir. Caminin harim mekanı giriş kapısı üzerinde Hicri 1324, Miladi 1908 tarihli kitabeler bulunmaktadır. Mihrap mukarnas kavsaralıdır. Mukarnasın üzerinde Osmanlı tuğrası yer alır. Mihrabın etrafı taş silmelerle sınırlandırılmıştır. İbadet alanının üst örtüsü ortada birbirine ahşap sivri kemerlerle bağlı dört ahşap direkle sağlanmıştır. Minber ahşap malzemedendir. Tavan kısmında direklerin ortasında, direkleri birbirine bağlayan ahşap kemerlerde çeşitli geometrik süslemeler mevcuttur.
Erzurum Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’nun 21/05/2015 tarih ve 1674 sayılı kararı ile tescillenmiştir
Camii; Uzundere İlçesi, Dikyar Mahallesi, Yukarı mevkidedir. Dikdörtgen planlı caminin doğu ve güney cephesinde kesme taş malzeme, batı cephesinde moloz taş malzeme kullanılmıştır. Kuzey duvarının büyük kısmı ise toprak altında kalmıştır. Harim mekanına kuzeydoğu cepheden yuvarlak kemer içerisine alınmış bir kapı ile geçilmektedir. Harim kısmının kuzey duvarına bitişik sanduka mezar caminin Banisi H. Osman Binbaşı’ya aittir. Son cemaat yeri ile harim kısmı arasındaki duvar kaldırılmıştır. Son cemaat yeri harim kısmına eklenmeden önce ibadet alanının üst örtüsü ortada dört ahşap direğe yanlarda ise beden duvarlarına oturmaktadır. Son cemaat yeri harim kısmına eklenince, son cemaat kısmının olduğu bölüme iki direk daha eklenmiştir. Caminin doğu duvarında bulunan bir pencere üzerinde Banisi H. Osman Binbaşı 1355 Hicri tarihi ile giriş kapısı üzerinde 1884 Miladi tarihli kitabeleri bulunmaktadır.
Erzurum Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’nun 21/05/2015 tarih ve 1675 sayılı kararı ile tescillenmiştir.

Kaynakça: Erzurum Müze Müdürlüğü (2019)